DADAŞOĞLU's profilehttp://DADAŞOĞLU.spaces....PhotosBlogListsMore Tools Help
 

İŞTE BENİM DÜNYAM


                                                

 
   

Image Hosted by ImageShack.us 

Photobucket

 

  

 
 

ziyaret ettiyiniz için teşekkürler
                                   
               
http://xat.com/web_gear/chat/embed.php?id=20720916&GroupName=ANATOLiATR">Get ANATOLiATR chat group | http://xat.com/ANATOLiATR">Goto ANATOLiATR website

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
GÜZEL MELEĞİM
Hayatımın hedefi,
Yaşamamın amacı,
Ruhumun ilacı,
Derdimin dermanı,
Sensin benim güzel
Meleğim...
Kaderimin oyunu,
Hayatımın tokadı,
Şarkıların acısı,
Günlerimin düşüncesi,
Sensin benim güzel
Meleğim...
Kaderin gülüş seslerini,
Kahkahalarını duyar gibiyim.
Seni senden aldım;
Onuda sana bırakmadım der gibi.
Bak;
Bir yaz,bir sonbahar,bir kış geçti.
ilkbahar bile geldi.
Ama sen,ama sen,
Ufukta bile görünmüyorsun.
Bahar gelmiş neyime,
Sen yoksan günümde.
Benim baharım sensin güzel
Meleğim...
Hadi gel;
Kış ol,karlarınla sar beni,
Yaz ol,güneşinle yak beni
Hadi gel
Meleğim
2 days ago
idilwrote:

untitledii.bmp

Bir sabah güneş
 uyandırdığında beni
unutup gideceğim bütün şiirleri
uzak bir sahile taşınacak gözlerim
eski hüzünler sararırken fotoğraflarda
yeni bir umuda yoldaş olup
koşabildiğim kadar gelincikli patikada
yüzebildiğimce mavi denize açılacak ruhum...
Saçlarımda kalan karmaşaları söküp
avuçlarımdaki aynaya bakıyorum
ahşap evin bahçesinde akşam sefaları
sarmaşıklara dolanan şiirler
patlayan tohumlar imge açıyor
göğsümdeki karanlığı ağartıyor güneş
   
kuş tüyü bir rüya bu uçtuğum
neşe kanat çırpıyor durmadan
alabildiğine bir gökyüzü
bulutlara değiyor başım
denizi öpüyor dudaklarım
hiç yorulmuyorum.

Dilimde bir çocukluk şarkısıyla
su dansına başlıyorum
sektiğim taşlara bırakıyorum acıları
gözlerimi bağışlayıp su perisine
en derinine akıyorum göllerin
yosunlanıyor saçlarım
nilüferler çağırıyor
göğsüme takıyorum en beyazını
alışık olmadığım bir ferahlık bu
su damlası oluşum
yağmur kuşları geçiyor havada
rüzgâr takmış göğsüne duygulu bir şarkı
sesimle savruluyor zaman
ay usulca yansıyor damlalara
seninle menevişleniyor yüzüm.

   
Gözlerimi aralıyorum
şöminesinde sevda yanıyor
duman tütüyor bacasında aşk
ısınıyor içimdeki dizeler
ve deniz oluyor kadehimdeki içki
dalgalanıyor başım
sallanıyor bedenim

Ruhum ellerine dokunuyor
uzak sahilin bir yerinde gülümsüyorsun
uzansam tutuyorum
ne güzel
sevmek dalgalarla seni...
Düşlerinle yürüdüğün yoldur hayat
dilediğin kadardır mutluluk
ve ertelenmez mevsimler
yılların kapısını yüreğinle aralar
seninle geçer eşiğinden...

Rüya evinde konuktum bu gece;

Geceye yıldız asarken şiirleri avuçladım
sensin diye...

 

Neslihan YAZICILAR

July 2

Gerektiği kadar sevilmeli sevgili ve gerektiği kadar verilmeli değer..
Aşk bilmecesinin en kısa sözcüğüdür "acı"..
Ya çekersin uzun uzadıya sancısını...
Ya da acı vererek sevgiliye,çıkartırsın acısını..
Kıyamadım...!

Sözcükler dizildi boğazıma bir bir..
Söylemek istedim,söyleyemedim.
Kıyamadım kıymetlim...!

Yutkundum...
Yutamadım...

Nefesimi zorlayan yerde,tam orda işte,kala kaldı sana dair söyleyeceğim tüm

sözler..
"Ya haykırmalıyım tüm gücümle kulağına,ya boğulmalıyım sessizce.."

Artık saat ayrılığı vururken..
Bu kadar mı hızlı kovalardı akrebi yelkovan..
Bu kadar mı sona hızlı yaklaşacaktık..

Bir "elveda" sözcüğü can çekişiyor dilimde...
Bir çıksa ağzımdan,kendime gelecek tüm yaşamım.

"Sen" den ibaretti her şey..
"Sen" den sonrası bir adım sessizlik..
"Sen" den öncesi koca bir çığlık..

Kıymetlim...!
Hoşçakal" ımı bırakıyorum yüreğine usulca..
Kıymetini bil..!

June 24
idilwrote:

smztz9.gif

Her doğan günle icinde yeşeren umut çiçeklerin hic solmasın
her günün birbirinden aydınlık olsun GÜNAYDIN
 
 
pic128ifhb0.gif
 
 
June 23
Merhaba hayırlı ve güzel bir hafta olmasını dilerim.
Sevgi ve saglıkla Allah'a emanet olun.
Hosçakalın.
Hello my dear sweet friend!
Have a fabulous new week...
I  hope you'll be happy every day!
A big kiss from your friendHayal  
June 22

Windows Media Player

YAŞANMIŞ OLAYLAR

 
 BİR GENÇ KIZIN DRAMI
Ağlayan Kız

..........Çok güzeldi. Dünyalar güzeliydi. Ayaklarına kapananların, yalvaranların, uğruna şair olanların sayısını hatırlamıyordu. 18 yaşındaydı. Geceler kadar siyah gözleri vardı. Bakmaya doyulmayan, baktıkça gökkuşağı gibi yedi renk gülen, iri, büyük gözleri. Bir dudakları vardı. Kalemle çizilmiş sanıyordu insanlar. Hani hokka gibi derler ya! İşte öylesine güzel bir burnu vardı. Uzun boylu, ince belliydi. Bir ressamın fırçasından çıkmıştı sanki.

..........Rüyalarını süsleyen beyaz atlı prensiyle evlenmişti işte. Allah'ım! Düğünü 1001 gece masallarındaki gibiydi. Ne kadar mutluydu. İnanamıyordu. Üstündeki beyaz gelinlik ne kadar da yakışmıştı! Düğünde öyle söylemişti herkes. Birden “nazar değmez inşallah” dediklerini hatırladı. İki kere tahtaya vurdu. Nazara inanmıştı her zaman. “Allah’ım” dedi. “Allah’ım, n'olur bu mutluluğu çok görme bana.” Ellerini açıp bildiği bütün duaları okudu. Bu kadar mutlu olmaktan korkuyordu.

..........İçine mi doğmuştu, kaderini mi yaşıyordu? Kim derdi ki bu masal acı bir sonun başlangıcı olacak, korktuğu başına gelecekti. Adam balayında güzeller güzeli, dünya tatlısı kızı, gelinliğiyle bırakıp çekip gitmişti. Küçücük bir veda sözcüğü bile etmeden. İnanılacak gibi değildi ama, olmuştu işte. Sevdiği adam gitmişti. Sevdiği adam yoktu. Bir an durup düşündü. O, gerçekten sevdiği adam mıydı? O, kendine en güzel aşk şiirlerini yazan, gitarıyla aşk şarkıları söyleyip hayaller ülkesine götüren aynı adam mıydı? Olamazdı. Bu kadar vefasız olamazdı o. Oysa bütün yüreğiyle, bütün saflığıyla ölürcesine sevmemiş miydi? “Allah’ım” diye geçirdi içinden. “Neden Allah’ım? ” Bütün suçu, herşeyiyle sevmek, herşeyiyle inanmak mıydı? Ümitsizdi, perîşandı, yıkılmıştı. Oda dönüyor, başı dönüyor, dünya dönüyordu.

..........Gelin yatağına attı kendini. Hıçkırıklara boğuldu. Başını gömdüğü kuştüyü yastığa yağmur yağıyordu. Saçları bembeyaz, gelinliği simsiyah mı olmuştu ne? Bilmiyordu. Halâ onu seviyor muydu, yoksa nefret mi ediyordu? Ağlıyor muydu, yoksa gülüyor muydu? Unutulmuş muydu, unutmuş muydu? Ölmüş müydü, yoksa yaşıyor muydu? Allah kahretsin. Bilmiyordu. Bilmiyordu. Bilmiyordu. Belki bilmek te istemiyordu gerçekten, kimbilir?

..........Kız acı içinde anlatıyordu, gözlerinden yağmur yağarken bir yandan. Şair, kızın yaşadıklarını dinledi, dinledi sessizce. Kızın yaşadıklarını içinde bir yerlerde hissediyordu. Kâğıdı kalemi çıkardı. Karanlıkta kaleminden kan damlıyordu. Şair ağlıyordu. Şair yazdıkça kelimeler ağlıyordu. Mısralar ağlıyordu. Şair yazıyordu…

BİRİ VAR

Biri var terkedilmiş gecenin en güzel yerinde
İnsafsızca ezilmiş kadınca gururu gül gibi
Kederden ağarmış simsiyah saçları bir gecede
Sevmediği muhakkak, nefret ettiği şüpheli

Biri var terkedilmiş gecenin en güzel yerinde
Çektiği cehennem azabı siyah gözlerinden belli
Ümitsiz, perişan, yılgın, yıkık
Ağlamadığı muhakkak, güldüğü şüpheli

Kalbine mi gömse acaba aşkının şarkısını
Kimseye anlatamaz ki karşılıksız aşkını
Unutulduğu muhakkak, unuttuğu şüpheli

Oysa ne güzel düşleri vardı akşamla beraber
Şimdi ne gelinlik kaldı, ne gülen gözler
Ölmediği muhakkak, yaşadığı şüpheli
 
YAŞLI GÖZLER
Yolda yürürken arkamdan bir ses geldi dönüp baktım
bitkin perişan biri hertarafı söküktü garibti hali bana birşeyler demek istiyordu
içimde garib duygular vardı buna karşı ve garib hisler sardı bedennimi. 
 
Geldedi gittim yanına tutu ellerimi ve sarıldı boynuma kimdi bu nerden tanıyodum yüzü hiçde yabancı deyildi
sanki birini anımsatıyordu.
Anlamadım bu yakınlık nerden geliyodu acaba  dur dur dedim kimsin sen yavaş olsana neden sarıldın boynuma
hemde taparcasına.
Dur dur anlatayım dedi sana kim olduğumu neden sasıldığımı demek hatırlamadın beni oysa ben seni hiç unutmadımki yıllarca senle yedim senle içtim senle yattım ve senle kaltım.
Sensiz bir adım bile atmadım oysa sen beni çoktan unutmuşsun bile.
Elini cebine soktu ve bir resim çıkardı ama O  O  RESİM BENİMDİ dahada garib guygular sardı bedenimi kimdi  neciydi nerden tanıyordu beni .
evet şimdi hatırladım sendin o ilk aşkım  demek sensin evet benim  benseni hiç unutmadımki o gündenberi hala seni seviyorum ilk günkü gibi hala aklımdan atamıyorum dedi.
birden yok oldu onca yıllar aramızda kayboldu sanki onlarcayıl geçmemiş herşey ilk günkügibi
yaşlı gözlerle baktık birbirimize anılar tazelendi biranda ama sen sen beni bırakmıştın bir başkasıyla evlenen senidn hatta hatırlıyosan bana son sözünde bensenle oynadım seni hiç sevmedim dedin şimdi ise tam tersi
 
 
Evet dedi ama yoksa babam seni öldürürdü dedi  hayır  sana inanmıyorum dedim bukadar kolay olamaz olamaz bana anlatabilirdin
belki fakirdim ama benimde yapacak bişeyim elbet olurdu şimdi sen bana hala seni seviyom diyon nasıl nasıl olur
sen evlisin hayırolamaz .
Evet ben evliydim ama şimdi deyilim artık kocam tırafik kazasında öldü babam islas etti şimdi buhaldeyim işte dedi .
artık çok geç 18 yıl kolay geçmedi sensiz ama sonunda başardım sensiz yaşamayıda şimdi yeniden başlayamam olmaz bidaha aynılarını yaşayamam olmaz imkansız tekrar ağlamaya başladı demek bukadar dedi bukadar deyil ama artık aşk'a bukadar benden.  elimden gelen yardımı yaparımdedi ama aşka son vermişti artık
 böylece ayrıldılar ikiside ağlıyodu keşke keşke böle olmasaydı  hayat bukadar acımasızmıydı
oğlan ogece hiç uyumadı belki kızda uymamıştı ama herşey bitmişti artık .
üçgünsonra oğlan onu aramaya çıktı çünkü kızı rüyasında görmüştü kız bana sebebsensin sensiiiiin diye bağırıyodu rüyasında .
oğlan aradı ve sonunda izini buldu .oturduğu evi buldu birzamanlar saraylarda yaşayan o kız şimdi yıkık bir kulübedeydi babasıda ölmüştü tek annesi ve bir oğlu vardı oğlu daha küçüktü 6 yaşlarında yavardı ya yoktu ama  kaldıkları kulübenin önü kalabalıktı oğlan gitti ve sordu evet adres doğruydu kızın annesini yanımıştı.
 Annesi ağlıyodu kızım yavrumdiye ağır sölüyodu oğlan anlamıştı sanki oan oğlanın başından kaynarsular
döktüler .
Ayakta dahafazla duramadı olduğuyere çöktü kız intihar etmişti .
Zavallı çocukta birşeyden habersiz bir elinde kuru yarım bir simit  diyerelinde ise kırıkbir oyuncak arabasıyla oynuyodu .oğlan  zorla kaltı çöktüyüyerden ve çocuğa yaklaştı sanki çocuk onu tanıyomuş gibi ona koştu amca diyerek boynuna sarıldı budurum oğlanı dahada etkilemişti ağlıyodu zaten dahada hıçkırıkları yükseldi.
kızın anneside oğlanın yanına gelerek aliyim oğlum üzeriniz pislenmesin deye ellerini uzattı çocuğa . oğlan aman teyze nedemek olurmu öleşey çocuktan dahamı önemliydi elbisem sanki diyerek reddetti .
Ama kızın annesi olsun aliyim dedi oğlan kırmadı ve verdi çocuğu anlaşılan kızın annesi tanımamıştı oğlanı .oysaki aynı köylüydüler oğlan iyi tanımıştı onu.
 
Kızın annesi sordu oğlum sen kimsin seni hiç görmedim daha önce kızımı ve torunumu nerden tanıyon dedi.
Oğlan tanımadınmı beni teyze dedi ve kendini tanıttı. oğlum sensin o demek dedi ve oğlanın boynuna sarıldı  ağlamaya başladılar yavrum seni hiç unutmadı diyerek ağladılar .
GERİSİ ANLAŞILDI SANIRIM . SONNNNN
Bu olay gerçekte yaşanmıştır ve hala olayı yaşayanlar hayattadır .
 
YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER
 
Saygılarımla
 
DADAŞOĞLU
 
 
AÇMA
 
Açma busayfayı içinde gözyaşıbulursun
Okuma bu satırları hıçkırıktan boğolursun
Sen yoktun yanımda
Bende dirdimi bu satırlara döktüm
Bu derdimi matemimi raka bahtımı yazdım
 
Açma yaram derindir dayanamazsın
Kanatma eskiyen yaralarımı
Yıllar geçti hala taze hala ilk günkü gibi
Açma bırak bu sevda hep gizli kalsın.
 
        DADAŞOĞLU
 
 ACI HAYAT

Seni asla affetmem artik ben, yolun acik olsun sevgilim
Mutlumusun artik bensiz ben mutsuzum bitginim
Amma sana deymez bunu anladim artik seni unutacagim
Artik senin gibilere ben inan ki kanmayacagim


Simdi sensizim amma mutluyum dersem yalan olur
Beni aradigini duydum amma ölmek üzere olsam da arama ne olur
Tekrar sana asik olmak istemiyorum sana cok kizginim bunu biliyorsun
bir buket cicek gonder sen bile bu ucuz numaralara kanacagimi dusunuyorsan aldaniyorsun

Yillar sonra seni gördüm karsimda bitkindin halsizdin
Yillar once boyle degildin herseyin vardi amma kalbsizdin
Gittim yanina eline para verdim ben senmiyim acidam sana
Sen beni gorunce bir damla akti gozunden agladin kana kana

Bana beni affet diye haykiriyordun bense sana bakip seni tanimiyorum diyordum
Amma aslinda senin o hayin o vicdansiz adam oldugunu cok ama cok iyi biliyordum
Sonra eve gitmek uzereyken arkamdan yalvarisini duydum gitme diyordun gitme
Bende birzamanlar arkandan gitme diye yalvarmistim bak benim durumuma dustun iste

Sonra bir gun evime geldin cok sasirdim neden bu adam geldi dedim
Seni cok kirdim dedin amma hattami anadim, seni her yerde aradim cunku seni sevdim
Sevseydin bana bunu yapmazdin be adam beni uzmeye hakkin yoktu
o gun o kapidan girdiginde onu kovdum cunku benim onu kovmak icin nedenim coktu.

Ondan sonra ki gunler telefonlarim hic susmadi hep caldi
Onla konusmak zorundaydim artik bu sart di
Gittim amma eski yerinden eser yoktu sonra ogrendim ki batmis o zengin adam kalmamis
Hey giddi gunler hey herseyi satini alabilecegini soyleyen adam simdi mahfolmus sarsmis

Neyse sonra yerini ogrendim kucuk bir ev yapmis kendine
Way dedim nerde kaldi senin evlerin, kendi zevkine gore
Iceri girdim bi koku aldim burnuma aman alahim bu neydi
Sonra oturma odasina gectim o vicdansiz adam kanlar icinde yerdeydi

Bunu kim yapmisti kim sonra elinde silahi gordum beliki kendini vurmustu
Ve yaninda bir bira sisesini gordum o gun kendini vurdugunda sarhostu
Amma bunu bilerek yapmis gibiydi cunku yaninda bir mektup buldum bana yazmisti
Olecegini bildigi icin bu mektubu bana yazip hazirlamisti

Iste o mektup:

Seni cok seviyorum birtanem seni birakip gitmek zorundaydim
Cunku ben hastaydim olecegimi gunleri sayardim
Amma seni uzmek istemedim hic birzaman onun icin kactim gittim
Ben gittikten sonra bir yere yerlestim orda ölümü bekledim
Amma sensiz olmadi be gülüm sonra öleceksem bile yaninda öleyim dedim
Amma seni bulamadim bebegim amma sunu hic unutma ben hep seni sevdim
Sonra o gun seni gordum bana para verdin cok utandim adeta yasarken öldüm
Sana yalvardim gitme dedim amma dinlemedin beni
Sonra karar Verdim bulacaktim seni
Ve buldum da kapiyi actin bana bagirdin amma benim neden gittigimi nerden bile bilirdin
herseyi anlatmak senin ayagina diz cöküp af dilemek istedim amma sen beni dinlemedin
o gun beni evinden kovdugunda zaten olecektim neden simdi olmeyim dedim
once bir meyhaneye gidip kendimden gecinceye kadar icki istim
simdide sen bu satirlari okurken ben olmus olacagim sakin aglama bebegim sen aglarsan ben mezarimda rahat olamam SENI SEVIYORUM!

Bunlar dogrumuydu gozlerime inanamiyordum ve agliyordum
Bende kendimi cok akilli saniyordum
Keske bunu bana anlatsaydin boyle cekip gitmektense ecelini bekleseydin
Sana ben baksaydim sana sevgi verseydim sana sen benim herseyimsin diyebilseydim

Amma bu olmadi simdi sen bensiz gittin simdi ben senin arkandan gelmem mi
Senin ugruna ben simdi bu silahi alip kendimi öldürmem mi
Amma yapamam cunku cocugumu yanliz birakamam, evet sen gitiginde ben hamileydim
Sana cok zaman haber vermek istedim amma dusundum ki elimden alip belki bana vermezdin

Sana elveda ben de birgun yanina gelcem amma simdi olmaz
Ben yanina gelirsem hic kimse bizim oglumuza bakmaz
ELVEDA! ASK,ELVEDA! SEVGI

 

 AĞLARIM

Hasretin çökünce garip gönlüme
Yaş dolar gözlerim susar ağlarım
Aklıma gelince iki kelime
Kapanır gözlerim susar AĞLARIM


Umut yabancıdır sanki dünyama
Izdırap yazılmış alın yazıma
Hayatım gelince birden aklıma
Kapanır gözlerim susar AĞLARM


Bir garip duygudur düşer gönlüme
Sanki götürecek gibi beni gönlüme
AŞK için söylenen her kelimeye
Kapanır gözlerim susar AĞLARIM

DADAŞOĞLU
 

CANIM DEMİŞİM SANA

 
Sen bir kitap kapağı gibi kapamışken adımı,
Ben her sözcükte seni okuyorum harf harf…
Tümcelerimin boyun büküşlerine aldırma yar!
Gözü yaşlı satırlarımın içinde döküşlerinde büyütüyorum keşkelerimi…
Harflerimin ayağı kayıyor uçurumlarından.
Oysa sen bir liman sakinliğiydin yüreğime…
Bir gün batımı huzuru…
Uçsuz bucaksız bir özgürlüktün mavilerime…
Ateşe verdin kıyılarımı apansız sinsice…
Züleyha’nın kaderine razıydım Yusufsun diye…
Peşinden koşmaya kınanmaya dile düşmeye…
Nerden bilirdim dilinden düşeceğimi?

Bir sözünle ateşe verdin uğruna ödenen bedelleri…
Gitme demem git şimdi!
Bir metalin içine bindirip vedalarını,
 son bir kez kokunu çekmeden tiryakiliğim
son bir kez düşmeden kollarının girdabına
bir buseyi çok görüp alnıma
en kara yazgıları sür de git!..
Son fethedilen miyim meçhul ama sen son Fatih’im…
Bilsen kaç varlığa hiçlikti fetihlerin…

Ama dur gitme!…
Şu topraklarımda dalgalanan sancağını indir öyle git!
Yüreğimden sevdanı dilimden adını sök de git!
Ciğerlerimden kokunu gönlümden gözlerinin okunu çek de git!
Sözlerimi esaretten kurtar dilimi çöz de git!

Kaç kez uğurladım seni bu kentten?
Kaç kez boynu bükük bıraktın ardından el sallayışlarımı garlarda?
Dönüşünün umuduyla gidişine dayanamazken
bu müebbet vedaya nasıl dayanırım söyle?

Ah yar…
En yakınımken uzağımdın.
Şimdi benden öte bensin ki ben bana t-uzağım…
Kin tutmaz kalemim bilirsin.
Sen kapatsanda c-ismimin üstüne son sayfanı
bu masalın devamını bir ömür bekler yüreğim…
Sana git diyebilmek için kaç alfabe satın aldım z-amansız pazarlıklarla bilsen.
Tüm kırgınlıklarımı çıkarıp kumbaramdan saydım bir “git” etmedi.
Yanında “me”si olmayan bir git yakıştırılmadı sevdama…
Ama çok istiyorsan işte orda; alfabemin kıyısında bir “git”…
Eksik mahzun çaresiz…
İster al git istersen k-al git-me Yar!…

DADAŞOĞLU

Seni Seviyorum

Sen gözlerimde damla,dudaklarımda türkü,yüreğimde sevdasın.
Ermiyor doruklarına,uzatsam ellerimi,okşasam bedenini,koklasam seni.
Ne düşlerime ulaşır solmayan çiçeğim,küllenmez alevin.
İstesemde unatamam damarlarımda kanım,solduğum nefessin.

Sen ümidimsin,yollar uçsuz ,dağlar bendim giderim.
Ecel tarlam olsan,gülümser,bahçende gül biterim.
Vuram vuram asırlar gelir,usanmam seni beklerim.
İçimdeki alev yangın, umut deryam okyanus sevgilim.
Yaşamakmı?bedenim toprağın,kalbim senin meleğim.
Olmaz desen ,yüreğin ağlar.her zaman seninim.
Rumuz GunBATIMI nemrut ağlasada kırçiçeğime parlarım.
Umut çollerine yağmur olur,bulutlara rest çekerim.
Masumdur yüreğim,ilk harflerde saklı,ver kilidi zincirlerin.

dadaşoğlu


 

 

 

GİDİYORUM SENİN OLSUN BU ŞEHİR

Gidiyorum buralardan dönmemecesine, senin olmadığın bu şehir sarmıyor beni. Kim tutar kim engel olur, hangi ip bağlar ki; göremedikten sonra gözlerinin rengini. Gidiyorum çok uzaklara arama beni, kokunu duymadan tutamadan ellerini. Güneş ısıtmıyor mehtap aydınlatmıyor, kalbim kırık gözlerim ise hep ağlıyor.

Saçların uçuşmuyor bu şehrin rüzgârlarında, düşündüm günlerce başım ellerimin arasında. Sen yoksun tenine dokunamıyorum doyasıya, bakamıyorum gözlerine bu şehirde yoksun ya. Umutlarım tükendi, tükenmedi hasretim. Düşümde sen aklımda sen gönlüm esirin. Bu şehirde sensizim bu şehirde kimsesiz, gülemiyorm bu şehirde her köşe ıssız sessiz ve sensiz.

Ayak seslerini duyamıyorum caddelerde, kaldırmlar taşımıyor beni nedense. Caddede sokakta yoksun, yoksun evimde. Kimseyi isdemiyorum yakınımda ve çevremde. Kahkahan yok, nefesin yok, yok işde sesin; buralarda yalnız kalmamı mı isdedin?

Gidiyorum buralardan bir daha dönmemecesine, çözüm bulamadım hayatın bilmecesine. Odam boş, tek başımayım dolanıyorum. Sessiz evimde sensiz yaşayamıyorum. Baş edemiyorum kaldıramıyorum sensizliği. Çekip gitmene terk etmene ne demeli; kader mi talih mi sensiz bırakılmak. Zor geliyor hatırandan kopmak ayrılmak. Her köşede sen varsın; her yerden bakıyorsun, gidişinle beni hüsrana uğratıyorsun. Sana inat sana nazire gidiyorum buralardan, kurtulmam biliyorum yüreğimdeki acılardan.

Zorlanıyorum yürümekte ayaklarım taşımıyor, bedenim yokluğuna bir türlü alışamıyor. Kahrolup yıkılıyorum seni göremeyince, dilin sözlerini benim için söylemeyince. Yaşamın tadı kalmadı; tadı kalmadı dünyanın. Beli kırıldı omuzları çöktü yükten bu sevdanın. Gidiyorum buralardan ellerin olsun bu şehir, sensizliğe dayanamadım hayatım oldu zehir. Sen geri dön isdersen ben yokum buralarda; bulamayacaksın beni ne evde nede sokaklarda.

Elveda ey şehir, elveda hatıralar, elveda sevgim. Dönmemecesine, gelmemecesine yürür giderim.

Senin olsun bu şehir ...

 
 
 

BİLİRMİSİN ?

 Bilrmisin yalnızlık ne demek? Bilirmisn gökyüzündeki yıldızlardan medet ummayı; uzattınmı hiç elini bir yıldız boyunca belki tutarım diye farkında olmadan. Uykusuz kalmayı bilirmisin sabaha kadar? Hiç küsdünmü hayata? Kapatıp gözlerini hayaller kurduğun oldumu geleceğe dair? Bazen küçük bir masumiyet belirir tebessümünde, bazende hırçın bakışlar. Kızdınmı kaderine günlerce? Kendini tanıyamadığın oldumu aynaya geçip baktığında? Bazen cesaret edemeyen konuşmaya ve bazende hiç susmayan sen sevdinmi birini? Bir yudum sevgi dilendiğin oldumu sert bakışlardan? Yaslanacak bir omuz aradınmı? Her şiirde kendinden birşeyler bulmadınmı hiç? Rüyalarda yaşadığın oldumu hayatı? İsdemediğin oldumu uyanmayı? Baktığın ama görmediğin oldumu etrafı? Ufak bir sorunu büyütüp ölmeyi demi isdemedin hiç? Sebebini bilmediğin bir ağırlık çökmedimi üsdüne? Büyüdüğünü farkedip zamana düşman oldunmu hiç? Hecelerin yetmediği kelimelerin anlamsız kaldığı oldumu duygularını anlatmaya? Ağladığın oldumu sebepsizce sabaha kadar? Belki sen ağlamayı biliyorsundur; sevmesini bilmediğin gibi. Önce hüzünlenmek sonra düşünmek hayal etmek , anıları yaşamak büyük bir özlem içinde sen diye o küçük oyuncak bebeğe sarılmak…

  İşte budur ağlamak ve tekrar yaşamak…..!

 Photobucket
 
 
 
 
 
 

 

HERCAİ

Çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği birbirlerine aşık olurlar. Her bahar diğer çiçekler gibi onlarda açıp güneşe merhaba derler. Fakat bir bahar başlangıcı bu çiçeklerden biri diğerine; “Biz diğer çiçekler gibi bu bahar açmayalım, kışın ortasında herkesin soğuktan kaçtığı karlı günlerde açalım ki, bütün doğa bize ait olsun” der ve ikisi de o bahar açmamaya karar verirler. Biri açmak için kışın gelmesini ve karın yağmasını beklerken Diğeri o yaz açar. O gün bugündür, karda açan ve sevgilisini bekleyen çiçeğe “Kardelen”

Sevgilisini yarı yolda bırakan çiçeğe de “Hercai” denilir.

İşte bu yüzden hayırsız sevgiliye “Hercai” diye hitap edilir...

Can Dündar

 

Photobucket 
 
 
 
 

BEKLİYORUM

 

Bekliyorumseni ilk buluştuğumuz yerde-

Bekliyorum seni son konuştuğumuz yerde-

Gelmeyeceyini bildiyim halde genede bekliyorum o ağacın altındaki bantta.

Bir ümit ışığı var içimde bu ışık beni beklemeye zorluyor bende bekliyorum ama sen gelmiyorsun.

Neden .Neden gelmiyosun.

Yoksa bana kırgınmısın eğer kırgınsan özür diliyorum gel.

Gel artık gelde karanlık dünyamın ışığı mutsuz yaşantımın tadıol.

Eğer gelirsen o ağacın altında oturmuş sigara içerken göreceksin beni bak,,,bak ve git.

Yanıma gelmesakın ben o halimle karşına çıkamam.

Bitkin perişan bir haldeyim bak ve git birdahada gelme.

Biliyorum aşk acısı yürek yakar dayanmaz gönül bunu benden iyikimse bilemez sayende öğrendim.

Dayanamaz gelirsin biliyorum.

Eğer gelirsen ben orda olucam yaklaş bana bak .

Oda bir mezar göreceksin işte o mezar benim mezarım.

Artık ben ebedibir beklemede olacağım.

ÇÜNKÜ BEN SENİ BEKLİYORUM.

 

DADAŞOĞLU

 

 
 Photobucket

 
 
 
 
 
 
 
 

 Sen kum nedir bilmezsin, deniz görmedin’ki;

Yum gözlerini zamanı düşün, deniz bir gözünde

Kum bir gözündedir…

Sen kül nedir bilmezsin, ateş yakmadın’ki;

Uzat ellerini gökyüzüne ateş bir elinde,

Kül bir elindedir…

Sen kan nedir bilmezsin, adam öldürmedin’ki;

Yat toprağa kan bir yanındadır, toprak

Bir yanında…

Sen aşk nedir bilmezsin, beni sevmedin’ki;

Ağla ağlayabildiğin kadar.

BÜTÜN GÜZELLİKLER SENDE

          AŞK BENDEDİR…!

  

 

 

 

  

 

 

NE GUZELDI...

 

Seni ozlemek ne guzelmis... Hayalini kurmak. Seninle yatmak ve seninle uyanmak gune. Ama en guzeli de ayni cocuksu hayallerle uzatabilmek sana elimi. Ayni saflikla bakabilmek gozlerine. Ve kendimi arinmis, temiz hissetmek seninle...

 

 

Gulumsuyorum bu aralar... Uzun suredir bakmadigim kadar cok bakiyorum aynalara. Kendimi severken, seni seviyorum. Seni severken, kendimi...  Bazen yapisiyor, birakmiyor gecmis pesimi. Ama seni dusununce dagiliyor kara bulutlar. Ne yaptin bana, diye soruyorum kendime... Ama cevap yok. Cevapsiz kalsamda, yuregim gebe kaliyor bilmedigim mutluluklara...

 

Resmini bile gormeden hala ayni cocugu sevdigimi farketmistim seni buldugumda. Sanki yillardir hic asIk olmamistim, senden baskasi girmemisti sanki  hic hayatima. Oysa senden sonra neler yasadim neler... Hepsini toplasam bir tane sen edemedi hesabin sonunda hicbiri. Yani demem o ki, hic biri temiz birakmadi beni senin kadar hayata. Hic biri senin kadar durust olamamisti bana...

 

Seninle Yesilkoy sahilinde donmayi goze alip denizi ve ruzgari dinlemek ne guzeldi. Yildizlari seyretmek. Ceketine sarilip isinmak, bana sarilisina hayran kalmak. Soylenmemis sozleri dudaklarindan alip icmek... Gozlerinde eski bir hoslantinin izlerine rastlamak. Ellerinle tekrar hayata tutunmak. Umut gibi sarilmak...

 

Seni ozlemek ne guzelmis... Hayaline sarilmak. Cocuksu bir tebessum gibi seni dudaklarimda yasatmak. Sana ait cumleler ya da senli cumleler kurmak. Yani demem o ki; seninle bakmak, senin pencerenden gormek hayati.... Yani demem o ki; cumleler muhur olup sussada, gozlerim haykiracak Seviyorum, diye. Yani demem o ki;

 

SEVIYORUM SENI...

   

 
 
  
 

 
 
 

                                                                                                                          
                                                                                                                          
 

 

Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu

Hayallerimle Saklambaç Oynarken Gözlerimi Kapadığımda,
Bir Sen Yoksun Gözlerimin Ucunda.
Nice Mutlu Günler Görsemde Hayallerimin Ortasında,
Sen Yoksun Ya...

Photobucket

Gözlerim Ağlıyor Bir Anda..
Hakikâtler Canımı Acıtsada Bu Yoklukta,
Özlediklerimin Liste Başında Adın Yazılı, Var Olduğumca.
Hep Derdin Ya Hiç Bırakmayacağım Diye,
Tozmu Oldu Cümleler, Arkandan Birer Birer...
Gitmek İsteseydin Zorlamı Tutacaktım Kolundan Sanki ?
Sevdam, Sevdana Bağlı Değilki..

Photobucket 

 Gitsende Bir, Kalsanda Bir...
Niyetin Şefkatli Yüreğinden Mahrum Etmek İse.
Gitmene Gerek Yok, Bir Kurşun Sık Yeter...
Diyordum Ya Seni Hep Seveceğim Diye.
Halen Seviyorum Gelmeyeceğini Bile Bile...
Yanlız Bir Fark Var Sevgimin Taa İçinde.
Artık Öfkeliyim Kin Kusuyorum Sevgim Yenik Düşüyor Sayende.
Gideli Yıllar Oldu. Halenmi Hatırlıyorsun Deme..
Ben Hiç Unutmadım...

 Unutamam...
Yüreğime Bir Kez Dokundun Ya Artık Hep Saklısın Benim Gizli Bahçemde...

Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu

 

Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuDADAŞOĞLU Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu

.
  
 
 
 

 
 
 

 

 

 

SARMADAN BEN O CILGIN SEVDAYI
SORMAYIN HASRET YIKTI TAHTIMI
SEVMENIN YINE BORCUNU AGIR ÖDEDIM
ZORLADIM YILLARI YAR SENIN HIC HABERIN YOK

SARMADAN BEN O CILGIN SEVDAYI
SORMAYIN HASRET YIKTI TAHTIMI
SEVMENIN YINE BORCUNU AGIR ÖDEDIM
ZORLADIM YILLARI YAR SENIN HIC HABERIN YOK

HAYDA GÖNLÜM HAYDA YOLLAR
TENDE HALA TAZE CAN VAR
ILGIT ILGIT YÜREGIM OYNAR

HAYDA GÖNLÜM HAYDA YOLLAR
TENDE HALA TAZE CAN VAR
ILGIT ILGIT YÜREGIM OYNAR

SALKIM SACAK SEVDALANDIM
SÜGÜT DALI SACIM BASIM
SENDEN SONRA SOKAKLARDA
GÖLGEM BILE YOK

BEN BU ASKA MÜHÜRLÜYÜM
ILMIK ILMIK DÜGÜM DÜGÜM
SENI SECTIM BANA ÖLÜM
ADIN BILE YOK

HAYDA GÖNLÜM HAYDA YOLLAR
TENDE HALA TAZE CAN VAR
ILGIT ILGIT YÜREGIM OYNAR

HAYDA GÖNLÜM HAYDA YOLLAR
TENDE HALA TAZE CAN VAR
ILGIT ILGIT YÜREGIM OYNAR

SALKIM SACAK SEVDALANDIM
SÜGÜT DALI SACIM BASIM
SENDEN SONRA SOKAKLARDA
GÖLGEM BILE YOK

BEN BU ASKA MÜHÜRLÜYÜM
ILMIK ILMIK DÜGÜM DÜGÜM
SENI SECTIM BANA ÖLÜM
ADIN BILE YOK

SALKIM SACAK SEVDALANDIM
SÜGÜT DALI SACIM BASIM
SENDEN SONRA SOKAKLARDA
GÖLGEM BILE YOK

BEN BU ASKA MÜHÜRLÜYÜM
ILMIK ILMIK DÜGÜM DÜGÜM
SENI SECTIM BANA ÖLÜM
ADIN BILE YOK

 

               http://dadasoglu1974.spaces.live.com/    
                                                                                                                                                                                    
 
 Photobucket
 



      Biten bir aşkın can damarını kestim ben...
Sonunu bildiğim hayat oyunlarına tutanak yazdım yine….
Payıma düşen ihanetleri aklamak,yazgımı teselli etmek ...
Ben gittim,ben çizdim isminin üstünü….
Yalnızlık durağının istasyon şefi,kalbime,
Ben verdim emiri,ben istedim sonu görmeyi…
Bitecek bir şeydi biliyorduk,,,,,
Korkuyorduk biçilmiş sonları giyinmeyi,
Umursamıyorduk,mutluyduk….
Güçlüydük,sözüm ona cesurduk her ikimizde…
Ne çok sözler veriyorduk,gideceğimizi hesaba katmadan günün birinde…
Yalanlar söylüyorduk,pembe yalanlar….
Düşler kuruyorduk,gelecek adına…
Kucağımıza alacaktık kızımızı dört yıl sonra ….
Sen öyle çok kaptırmıştın ki kendini….
İnanıyordun anlattığın masallara,benim gibi…
Bir gün –

gideceksin dedim,
--Asla,gidecek biri varsa o ben değil sen olacaksın—dedin,
diğerleri gibi…..

Her güzel şey bitmeye mahkumdu aslında,
Kavuşamayacaktık,yazdığımız mutlu masalda….
Gerçek günün birinde dikilince karşımıza,
Sert bir yumrukla,dağıldık…
Anladık ki,
Bitmeye Mahkum bir aşkın can damarının kesilme vakti…
Sen suçu bana yıkmaya,kendini haklı çıkarmaya çalıştıkça…
Anladım ki,
Hayatımda ki tüm hikayelerin sonu aynı bitiyor..

Biten bir aşkın can damarını kestim ben...
Sense, susarak uğurladın beni senden



Kapı çaldı. Gelen yine oydu işte. Son kaybedişimin hacizcisi. Zile basıyor, kapıya vuruyor, camdan bakıyor, içeri girmek istiyordu.



Her geldiğinde evde yokum numarası yapıyordum. Gidiyordu. Ama artık işe yaramıyordu. Bu kez ne gitmeye, nede vazgeçmeye niyeti yoktu.


Daha eve girmeden girdiğini, girebileceğini düşünüyor, sesimi çıkarmıyor, olduğum yere iyice saklanıyordum. Kaybetmek zoruma gidiyordu işte. Evimde istemediğim bir kişinin korkutucu varlığını hazmedemiyordum.


Günler geçiyor zaman hızla akıp gidiyordu. Ama o kapımda hala bekliyordu. Yorulmuştum artık. Sessizce beklemekten, dışarıya çıkamamaktan, pencereden bile bakamamaktan. Her ne kadar içeri almasam da özgürlüğümü kısıtlamasından yorulmuştum artık.


Bir gün yıllarca yapmadığım bir şeyi yaptım. Ona kapıyı açtım. O bile şaşırmıştı. “Gir içeri” dedim, ve “yapman gereken neyse onu yap”. “Korkmuyor musun benden artık” dedi. “İlk defa kapıyı açtığını görüyorum”. “Korkuyorum ve bunu iliklerime kadar hissetmek istiyorum” dedim. Güldü.


Önce kendi girdi içeri. Sonra yardımcıları. Evimin bütün odalarına girdiler. Her köşesine yerleştiler. Hayallerine el koyuyoruz dediler. “Tabi ki” dedim “sonuçta her kaybedişin bir bedeli vardır”. “Neden ağlamıyor yada sızlanmıyorsun, artık neden korkmuyorsun, neden kabullenişin bu kadar kolay?” dedi. Elimin içinde gizli olanı sımsıkı kavra¤¤¤¤¤ konuştum. “Sizde bunu istiyorsunuz ama artık bunu yapmayacağım. Evet korkuyorum ama işinizi yapın ve gidin artık evimden” diyebildim.


Yardımcılarına baktı. Alması gerekenlerin hepsini almıştı. “Bizden gizlediğin bir şey yok değil mi?” dedi.” Hayır” dedim. Elimdekini gizleyerek. Aslında biraz daha kalması gerekti ama iş bitince gitmeliydi. Kabullenişler hep canını sıkmıştı. Zira acı çektirmeyi severdi.


Gitti. Hayallerimin yegane hacizcisi KORKULARIM dı. Ve yardımcıları UMUTSUZLUKLARIM. Çok vakit sonra tekrar izleyebildim güneşin doğuşunu. Penceremden manzarayı. Hissettim özgürlüğün yegane tadını. Ne olduğunu anlayamadan gittiler. Anlamsızca korkularım ve umutsuzluklarım. Onların elinde benim kaybedişlerimin bedeli HAYALLERİM vardı. Benim elimde hayata yeniden başlamamı sağlayacak yeni hayallerimin tohumları UMUTLARIM…


 

 

http://dadasoglu1974.spaces.live.com/

 

Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu

BABAM

 PhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucket    
BABACIĞIMMMM.....
 
 
Sen gittiğinden beri içimizde kor'dan dağlar var
Biri sönse de diğeri yanmaya başlıyor
Seni öyle çok özledik ki sanki bu gidişinin dönüsü var
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
Sen gittiğinden beri hiç birşeyin önemi kalmadı :((
Ne mutluluğun ne paranın ne de geride bıraktıklarının...
Son konuştuğumuzda yazdan bahsediyordun
''Yazın çocuklar yine gelir hepimiz toplanıp,
Dut ağacının altınnda çay içeceğiz'' diyordun
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
Yaz gelmeden biz geldik
Ama sen yoktun sen gittin BABACIĞIMMM
Yazın  gelsek de  artık sen olmayacaksın
Çay içtiğimizi artık göremeyeceksin CANIM BABAMMM
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
Aylardır uyuyamıyordun rahatça uzanamıyordun...
'Uzanınca bunalıyorum..' diyordun Gözümün Nuru dediğin IRMAĞINA...
Biz seni sert yerde yatırmaya kıyamazdık babammmm
Ama seni 26 eylül de toprağa yatırmak zorunda kaldıkk!!!!! Canım Babammm
Yattığınn yer rahat mı? upuzun uzandın şimdi hala bunalıyor musun?
 Canım Babacığım benimmmm.
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
''Geceleri karanlıkta yatamam ışık açık kalsın,
Ben uyanınca nerde olduğumu görmem gerek'' diyordun.
Şimdi yattığın yerde ışık var mı?...
Yattığın  yeri görebiliyor musun Babammm.
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
Mezarınin başına geldik senin için dua ettik
Ama hala o daracik yerde yatanın
BİZİM BABACIĞIMIZ olduğuna inanamıyoruzzzz.

http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
Huzur içinde yat BABACIĞIM
Mekanın cennet olsun BABAMMMMMM.

DADAŞOĞLU

 

Senin dadaşın seni ÇOKKK ÖZLÜYOR ÇOKKKKK CANIM BABAMMMM.

 http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
 
 
 
 
Yokluğuna Alışamam BABAMMMM



Varlığında bakar idim gözlerinin içine,
Dünyanın güzelliklerini görürdüm gözbebeklerinde.
Mutluluğu, umudu,sevginin sıcaklığını bulurdum,
Sanki yüreğin vardı,gözlerinin içinde……

Yokluğunun acısı, alışılmaz oldu bizlerde,
Yok gözlerindeki o canlılık,baktığım resimlerinde,
Unutamıyorum öptüğüm ellerini,var olduğun günlerde,
Varlığın yok,ismin,sevginle yaşıyor,benim yüreğimde….

Yokluğuna alışmanın acısını yaşıyorum her demde,
Sanki senin yüreğin atıyor benim yüreğimin içinde,
Seni bulamıyorum en ala çekilmiş resminde bile,
Sen yaşıyorsun yüreğimin ta derinliklerinde….

Varlığında bakar iken gözlerinin içine,
Ellerimi tutardın sımsıcak ellerinin içinde.
Yokluğun ızdırap oluyor geçen her zaman sürecinde,

Adın hep yaşayacak,bu can durdukça bendeki bu bedende
CANIMMM BABAM
 
DADAŞOĞLU
 

 GÜL DANESİ


Aşkınla yollarında rüzgârlara tutulan
Fırtınayla savrulup ıssız çöle atılan
Sana hasret yüreği köle diye satılan
............... Ben Ömrümü yoluna diledim GÜL DANESİ
............... Aşkınla yüreğimi suladım GÜL DANESİ

Açılan şu sinemde bak neler göreceksin
Şu yanan yüreğimi sevginle öreceksin
Kalbimdeki o gülü sen nasıl dereceksin
............... Ben gönlümü sevgine buladım GÜL DANESİ
................Aşkınla yüreğimi suladım GÜL DANESİ

Her zerreme ismini aşkla yazdım bilesin
Tutuşan yüreğimden her şeyimi silesin
Senin sevgini şimdi Allah bana dilesin
............... Ben kalbimi aşkına doladım GÜL DANESİ
............... Aşkınla yüreğimi suladım GÜL DANESİ

Biliyorsun yüreğim aşkınla yanar durur 
Sevgine hasret senin kokuna kanar durur
Bu yılda kısmet değil güllere banar durur
............... Sana giden yolları yaladım GÜL DANESİ
............... Aşkınla yüreğimi suladım GÜL DANESİ  

 

DADAŞOĞLU

 

 

Seni Yasaklayacağım Kendime...
Ben kimlerin oldum bilmeden
Neydi peki geride bıraktıklarım
Hiç bitmeyecek gibiydi oysa
Bitti...
Yine ben?
En hasret çektiğimi
En kavuşamadığımı unutmadım mı?
Unuttum...
Ama şimdi geçmiyor zaman
Unuturum diye bekliyorum
Bekledikçe seviyorum.

Bazen seni yazmak istiyorum sayfalara
Taa en başından beri
Bırakıp gidişinden tut geri gelişine kadar
Ne biliyorsam senle ilgili.
Seni seviyorum diyişini
İçten söylemesende yazmak istiyorum sayfalar dolusu.

Sana kızmayı hiç beceremedim
Gülüşümün arkasına gizledim çoğu kez
Oysa duymasanda bağırsam
Bağırsamda duymasan...

Hiç birşey diyemiyorum sana
Boğazımda düğümlenen kelimeler
Bundan sonrada diyemiyeceklerim var
Ama iyiki defalarca Seni Seviyorum demişim.

Biri beni anlasın istemiyorum!
Öfkeleniyorum, aptallaşıyorum, susuyorum.
Kime anlatmalı yada anlatmamalı
Kim benden daha çok üzülür ki?
Sana anlatamadıktan sonra
Sana diyemedikten sonra sevdamı
Neye yarar şuna buna anlatmak...

Seni soruyorlar bana
Nerde? Gitti mi? Görüşüyor musunuz? Ne yapıyor?
Her cevap bir zulüm benim için
Duymazdan gelmek
Konuyu deiştirmek bir zulüm.
Sanada soruyorlardır beni
Bilirim umursamadan cevap verirsin
Kaç gün geçirdin ki benle? Kaç saat?

Gitmekmi? Kalmak mı?
Gitmek arayıştır heyecandır
Ardına dönüp bakmamak
Kendinden emin olmaktır.
Ya kalmak? Kalmak neydi?
Gül bahçesinde yürümek
En güzel gülü aramak
O mu? Bu mu? Şu mu? derken
Yolun sonuna gelmek
Ve geri dönmemek mi?

Artık hiç umudum yok
Yok işte yok...
Sendende yok
Git durma git
Git ve özgür kalayım
Ne kadar umutsuzsan o kadar özgürsün
Hiç bu kadar kolay olmamıştı git demek.

Aradığın ben deildim zaten
Farkındaydım...
En çokta bu farkındalığa rağmen
Israr edişim utandırıyor beni.

Şimdi ağlama zamanı
Ben ağladım, gözlerim ağladı
Sen bilmedin, ben bilmedim
Hiç kimse bilmedi
Ağladım yinede, öylesine...

Seni yasaklıyacağım kendime
Sen bilmeyeceksin
Susacaksın yine...
Eminim hiç aklına gelmeyeceğim
Yıllar geçecek
Ben senden geçeceğim
Bu ateş geçecek...
Seni Seviyorum demekle iş bitmiyor

Gitmiştin....
Yanında benliğimin bir parçasını alıp,
Yüreğimi ise yarım bırakıp,
Elveda demeden çekip gitmiştin.

Başarmıştın....
Geceleri uykumu bölmeyi,
Aklımdan çikmamayı,
Uzakta olduğun halde beni ağlatmayı başarmıştın.

Göstermiştin...
şerefsiz birinin nasıl oldugunu,
Hırçın tarafını,
Gözlerinde yalan söyleye bildiğini göstermiştin.

Demiştin...
Seni seviyorum diye,
Sonsuza kadar senleyim,
Korkma hep yanındayım demiştin.

Anlamıştım...
Herkese güvenilmedigini,
Insanların iki yüzlü ola bildiğini,
Seni seviyorum demekle işin bitmediğini anlamıştım.

HATİCE

:::YASAM NE KADAR ACIMASIZ DEGILMI?:::
Bazen anlatamayız yaşadığımız mutluluğu...
Bazende kaybolan iki göz oluruz gözyaşlarında...


Gözlerimiz yaptığımız hatalara takılır
Yaşadığımız aşkların gözyaşıyla dolu sayfalarında...
Yüreğimizde dudaklarımıza yansıyan hüzünlü bir burukluk
Dilimizde söyleyeme yüzümüzün olmadığı keşkelerimiz olur biranda.


Bir bakarız ki onca zamandan sonra koca bir yanlızlık var etrafımızda.
Yalan sevgilerin peşinden koşmaktan yorulmuş dizler
Her yediği tekmeden sonra ağrıyan bir kalp
Sahte bakışlara kandığına isyan eden
Ve geleceği görememiş iki göz...

Evet..! Artık sadece bunlar vardır elimizde...

Oysa ki tek istediğimiz sevgimizi hakeden bir kalp
Sabah kaltığımızda bakıp; iyi ki varsın diyeceğimiz bir yüz
Öldüğümüzde yüzümüzde dolaşacak sıcak bir el
Ve gözyaşları arasında yanağımıza konacak bir veda busesi DEĞİLMİ...?


Çok mu şey istedik acaba hayattan.?
Hiç mi haketmedik sıcak bir sarılmayı.?
Hep yanlış kişiler içinmi akmalıydı gözyaşları.?
Herzaman ayrılıkla mı bitmeliydi yüreğimizde büyüttüğümüz sevdalar.?


Kimsenin Cevap veremediği bir kaç soruydu işte kalemimden dökülenler.
Sanırım şu an çoğumuzun sızlayan bir vicdanı
Ve gözünün önüne gelen bir ayrılık zamanı var..


Herkesin öldürdüğü bir sevgisi var benim ki gibi
Herkesin bir günü var içini sızlatan
Kendi elleriyle yanlızlığa ittiği bir aşk var haince.
Bu yüzden ağlamıyormu yüreğimiz sessizce...
Bu yüzden korkmuyormuyuz yanlızlıktan gün karanlığa döndükçe...

Birgün..!
Belki...!
Bir yerde...!

Öldürdüğümüz aşkların vicdanımızdaki izlerinden kurtulmak
Ve Sevdiğimiz insanın yanında ölmek dileği ile..

HATİCE

 

 


http://duygusal-ethem.spaces.live.com/  PhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucket   http://duygusal-ethem.spaces.live.com/
 
Bir Hasret Mektubu

Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.

Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum.

Derdim, kederim ne? Biliyor musun yanıtını? ... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum.

Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor
 musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin.

Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı
dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara
karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey.

Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz. Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum.

Nedense hep geçmişe bir özlem duygusu büyüyor içimde... İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok..........

Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece
. İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez.

İnsanlar, var olalı  kabullenmiş sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuş. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreğinde dağ dağ. Sabır sabır beyninin gergefine işlemiş. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası....

Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum dağları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. Kavuşmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, işkencelere maruz kaldım.

Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim.

Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.

Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete
DADAŞOĞLU
Photobucket
 
YAŞAMAKSA
 
Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi?
Çalacak bir kapım yok mutluluğa hesretim
Artık sokaklar benim görüyorsun değil mi?
 
Bir resmin kalmış bende tam ortadan yırtılmış
Hani siyah kazaklı biliyorsun değil mi?
Gözlerimden süzülen birkaç damla anıda
Senin sıcaklığın var anlıyorsun değil mi?
 
Zaman akmıyor sanki saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda birtek sen varsın bugün
Ya dön bana artık duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan anlıyorsun değil mi
 
DADAŞOĞLU
Photobucket
 Image and video hosting by TinyPic
 

 

love_298love_298love_298love_298
    

 Photobucket
 
 
 
 
Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu 
 

ĞÜREĞİMDEKİ HASRET

Sökülsün yüreğimden iplik iplik hasret yumağı
Kapansın kaderimde sahnelenen bu çirkin oyun
Gökyüzü, yıldızlar, dört duvar, izbe kaldırımlar
Sensiz ıslandığım caddeler şahidimdir bilesin!
Sensiz sessizim, kelimeler uçtu kuruyan dudaklarımdan
Denizimde sular çekildi, kıyılarıma vurmuyor artık dalgalar
Kuşlar, çiçekler dans etmeyi bıraktı, gönül bahçemde yas var
Ayrılığın en hazinini bıraktın sana muhtaç ellerime
Nerdesin? Bir haber bekler 'canım' dediğin bu biçare
Gözlerim ışığını arıyor, karanlığa uyanıyor düşlerim
Hangi durak? Hangi liman? Hangi gar? Söyle seni nerede bekleyim?
Evim, barkım, ocağım, benim nazlı cananım
Çağlayan ol gel kavrulmuş toprağıma, yangınlardayım
Güneş ol gel süzül penceremden içeri, yalnızım, efkardayım
Ekmeğim, aşım, balım, benim yaşam pınarım
Gözlerim gözlerini arar koca şehirde dardayım
Kurşun ol gel, firara gebe isyanlardayım
Ay yüzlüm, gece gözlüm, bıçağın kemiğe dayandığı andayım
Şarkılar sustu, tebessüm uçtu yüzümden,ağıtlardayım
Battı bütün gemilerim, hüzün tünelinde tükenmekteyim
Sensiz, kimsesiz boynu bükük çocuklar gibi kederdeyim
Tellerine takıldı uçurtmam, sana kaldı düşlerim
Gel sevdiğim, yetsin hasretin, gelemezsen ben geleyim
Ecel olsan da gel kapıma, böyle hergün ölmekteyim
Yokluğun içimde sızı, sensiz bu ömrü neyleyim.
 
DADAŞOĞLU

                                                                Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu

 

 YANLIZ SENİ SORDUM

Kafdağı’ndan indi dün gece periler;
Güller alıp vardım, yalnız seni sordum...
"Güzeller güzeli bizimle" dediler
Yol üstünde durdum, yalnız seni sordum...

Sen baharsın gonca, ben yaklaştım güze,
Şartlar ayrı önce çizgi çektik yüze,
Aşk başa gelince gönül düştü köze
Çaresizdir derdim, yalnız seni sordum...

Bu gençlik çağında çeşmenin suyunda,
O hayal dağında periler oyunda,
Sevdanın bağında güzeller köyünde
Hoş izini gördüm, yalnız seni sordum...

Gül derdim taç yaptım sana vermek için,
Hayalini öptüm, hep ağlattın, niçin?
Ateş topu kaptım yükselsin sevincin
Muhabbetle sardım, yalnız seni sordum...

Boş kaldı yüreğim Ressam Halil beni,
Hayalin nakşetti göremedim seni,
Ağlattı hicranda dolaştım her yanı
Ümidimi kırdım, yalnız seni sordum...

 DADAŞOĞLU

 

KırçiçeğiM

Everestin zirvesinde açmış kırçiçeği
Gün ışığı altında parlıyor kanatları
Sarmış ufku renginin verdiği gökkuşağı
Dolamış tüm dağları bir içim kokusuyla

Ulaşmaya çalışıyordum acımasız yamaçlardan
Kayalar vadiler yarlar çağlayan engel
İçimdeki umut der dayan kalbini dinle
Olacaktır sana esir zalim everest

Direncimi kırmadım tanımadım sarp engel
Ulaştım zirveye umut ışığımın gücüyle
Karşımda duruyordu mis kokulu yedi rengiyle
Ayırdım toprağından benim artık kır çiçeğim

Rengi yaprağı soldu boynu büküldü
Parlayan güneşin yerini karabulut aldı
Gökgürültüsü nefretle şimşeğiyle kırbaçladı
Fezayı inleten sesiyle beni kınadı

Titreyen ellerim toprağa dikti kırçiçeğini
Gözpınarım çağlayanıyla suladı köklerini
Karabulut çekildi güneş yeniden selamladı
Kırçiçeğim yedi rengiyle ufuklara kucak açtı

İniyorum aşağı sen kazandın zalim everset
Şimdi uzaktan bakıyorum kalbim kırık gözüm yaş
Zirvende parlayan kırçiçeği yaprak atarsa bir gün bana
Şahlanır yüreğim yıkarım dağlarını gavur everest

 

DADAŞOĞLU

 

 

ARKADAŞIM

 

......BİRGÜN BIKARSAN BENDEN......


Olurda bir gün bıkarsan benden
Önce gözlerini kaçır yavaşça gözlerimden
Sonra ellerin soğumaya başlasın avuçlarımda
Dilinden sevmediğim o ayrılık türküsü
Yüzünden acı bir tebessüm dağılsın dalga dalga
Ben anlarım.

Olur da bir gün bıkarsan benden
Bir bahane uydur her gelişimde sana
Varsın yalan olsun ateşler içinde yattığın
Açmayıver telefonu çığlık çığlığa bağırırken
Baktığımda pencerene kapalı olsun perdelerin
Ben anlarım

Olur da bir gün bıkarsan benden
Tüm alışkanlıklarından vazgeçmeyi dene bir kez
Acıkınca yeme susayınca içme unut nefes almayı
Bir kantar gibi tart tüm zamanı ve düşün
Eğer daha maviyse o gökyüzü daha parlak
Ben anlarım

Olur da bir gün bıkarsan benden
Öyle bir bık ki aşık olmaktan beter olsun
Düşlerine hayâllerine giremeyeceğim kadar bık
Bir yıldız gibi kayarken hayatından sessizce
Ağır gelir taşıyamam sende kalsın son sözün
Ben anlarım

Olur da bir gün bıkarsan benden
Artık titremediğini gönlünün delicesine
Özlemediğini aramadığını beni geceler boyunca
Bir hâyâl sandığını tüm gerçeği
Ve beni sevmediğini yaz beyaz bir mermere
Ben ölürüm.


DADAŞOĞLU

Photobucket
 


Photobucket
DOST DEDİKLERİM

Bir bakmışsın hayat bitmiş.
Dost kervanı çoktan geçmiş.
Artık eski dosluklar bitmiş,
Dost diye tuttuğum ellersahte.
Photobucket
Masumluk çocukların yüzünde.
Dostluk gerilerde kin nefret önde.
DOST Dost bulmak kolaymı bu devirde.
Dost diye tuttuğum eller sahte.
Photobucket
Işıklar sönmüş heryer karanlık.
Bitmiş dostluklar kalmamış insanlık.
Dostların.. yüzünde bin pişmanlık.
Dostum diyen diller sahte.
Photobucket
Dost dediyin birgün el oluyor.
Dostluktan iz eser kalmıyor.
Hayat bile bazen oyun oynuyo.
Aldığımız nefes yaşadığımız ömür sahte.
Photobucket
Güven kalmamış arkadaşa dosta.
Sevgi kalmamış duygular yasta.
Şu yalan dünyada güzellik adına nevarsa.
Avutmaya yetmiyo eyyy DOST herşey sahte.

DADAŞOĞLU !n dan gerçek dostlara

Gam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam TozuGam Tozu

VEFASIZ

Senin için yıldızları topladım

Sen farkıma varmadınki vefasız

Kaç gece nöbet tuttum kapında

Sen birkez olsun bakmadınki vefasız.

Dertlerle kucaklaştım sen diye

Aynalarda senigördüm ben diye

Yollarına avuç açtım dön diye

Sen sözünde durmadınki vefasız.

Çölden kurak günler gördüm ardından

Gönlüme kilit vurdum ardından

Birkez bile geçirmedin aklından

Sevgimi anlamadınki vefasız.

   DADAŞOĞLU

 
 

 

 

Sen Yoksun Diye

Hani yıldızlar kayardı akşamları da
Sen tutmaya çalışırdın.
Fakat çok uzaklara düşerdide şaşırır kalırdın.
Aslında bilirdin yıldızlar düşmez yere .
Israr ederdin tutacağım diye...
Şimdi sen yoksun
Yas tutmuş bütün sema,
Kapamış gözlerini görmüyor artık
Bulutlar geçit vermiyor yıldızlarına
Ağlıyor için için ,sen yoksun diye...

Hani, sabah olunca ,
Kuşlar öterdi,kelebekler uçuşurdu penceremizde .
Çiçekler merhaba derlerdi adeta tebessümle güneşe.
Ve sen onları seyreder de,dalardın sonsuz hayale.
Şimdi sen yoksun...
Artık sabah olmuyor bu diyarda .
Kuşlar ötmez ,kelebekler uçmaz oldu.
Çiçekler kesti selamı güneşle,
Sen yoksun diye...
Bir de beni düşünürmüsün bahar gözlüm?
Halimi anlaya bilirmisin?
Yüreğimi yakan ateşini hissedebilir misin?

Hayır ...Uzaklarda çok uzaklardasın canım.
Anlayamazsın.
Ve ben de ,
Herşey gibi ,bittim .
Bittim canım.
Sen Yoksun Diye...

DADAŞOĞLU

 

 
 
HATIRINA DÜŞECEĞİM
 
 
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın..!

Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik
Kahrolacaksın...!

Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kapçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir
Şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..!

Gönlünden atamadığın gibi kafandan da
Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..!

Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kaleminde işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin her şeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın.!
 
DADAŞOĞLU

 


 KALDIRIMLAR

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayâl görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..

(1927)
Necip Fazıl Kısakürek

 

 

 

 

 

 

 

 

 

FeRyAtLaRdA yÜrEğİm

 
    
  aaaaaaaaaaaaAAAAAAAAA.JPG  
                 
 
Bizim de bir ayrılık vaktimiz varmış,
Zamanını hiç hesaba katmadığımız...!
Yıllara yaydığımız aşkı,
Nasıl da hunharca harcamışız meğer...!
Nasıl da tüketmişiz
Elimizde, avucumuzda ve yüreğimizdeki tüm bozuklukları...
Artık harcayacak kuruş kalmamış…!
Zaman hesap yapma zamanı değil sevgili...
”Koy yüreğini ortaya, iç hesaplaşma yap”
Demiyorum artık sana...
Kimin ne kadar çok sevdiğinin de önemi yok artık...!
“Riyasız, yalansız, çıkarsız, yarınsız”
Diye başlanılan aşkın
“Hiç kimseydin”
Diyerek kapatılması koyuyor insana.… !
Şimdi avucumu açıyorum
Ve bir damlacık sevgi bulamıyorum avunacak...!
“Kim daha çok sevdi?”
Diyorsun ısrarla
Bitmiş bir aşkın hesabını yapmak
Yakışıyor mu bize...!
İllaki istiyorsan sevgimizin derecesini,
İyi dinle o zaman beni...!
Benim aşkım bir okyanus...
Seninse; elini suya batırdığında,
Parmağının ucundan süzülüp düşen su damlasıydı…
Bu aşk sadece bir çıkmaz sokaktı… !
 
TÜM GÜZELLİKLER  SİZLERLE OLSUN
SEVGİLERİMLE
 
DADAŞOĞLU
 

CANIM ACIYOR
 

Her nefes alışımda
Ciğerlerime özlemini çekiyorum
Her sigara yakışımda
Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum
Anla artık;
Sensiz gecen her bir anda
Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...
Image and video hosting by TinyPic
Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa
Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa
Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa
Anla işte;
Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini
Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum

gözlerini
Yüreğim ağlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Image and video hosting by TinyPic
Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam
Anla işte;
Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım

süzüldükçe toprağa
Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...
Image and video hosting by TinyPic
Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken
Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa
Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa
Anla artık;
Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
Anımsadıkça son gidişini

Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...
 
 

Image and video hosting by TinyPicDADAŞOĞLUImage and video hosting by TinyPic

VEFASIZ

VEFASIZ
 
Senin için yıldızları topladım
Sen farkıma varmadınki vefasız
Kaç gece nöbet tuttum kapında
Sen birkez olsun bakmadınki vefasız.
 
 
Dertlerle kucaklaştım sen diye
Aynalarda senigördüm ben diye
Yollarına avuç açtım dön diye
Sen sözünde durmadınki vefasız.
 
 
Çölden kurak günler gördüm ardından
Gönlüme kilit vurdum ardından
Birkez bile geçirmedin aklından
Sevgimi anlamadınki vefasız.
 
                            DADAŞOĞLU
 
           BİRİNİ  BULAMADIM
Derdimi döküpte peyleşecaktım
Eşimden dostumdan yüz bulamadım
Yüzlerce binlerce kitaba baktım
Derdime bir derman bulamadım.
 
Herşeyi sezsemde ıslak saçından
Gönlümden arındın bütün suçundan
Girdiyin sayısız günah içinden
Sana konduracak toz bulamadım.
 
Gönlüm halasende hala sözünde
Dünyamı yitirdim iki gözünde
Nice güzellerin masum yüzünde
Seni kaybedecek iz bulamadım.
 
                      DADAŞOĞLU.
 
         YALANMIŞ
Benim artık aşkakalmadı saygım
Dünyada tüm aşklar yalanmış yalan
Ümitler hayeller gerçek olmadı
Verilen tümsözler yalanmışyalan.
 
 
Ne yeşilgözlüsü nede elası
Ne vavi gözlüsü ne karası
Hepsinden başka bie gönül yarası
O büyük aşklar yalanmışyalan.
 
 Sarışın kahreder esmer ağlatır
Kumral yıllarca yürek dağlatır
Sonunda hepsinden bir acı kalır
Dünyada tüm aşklar yalanmış yalan.
 
                              DADAŞOĞLU


       BEN DEYİLMİYİM
 
Benimle ağladı verdiyin çile
Utandı gurbette akşamlarbile
Ömrüme siğmayan bu sevda ile
Kapında dizçöken bendeyilmiyim.
 
Cennetin bağını kalbim ne yapsın
Bırakta bu gönül hep sana tapsın
Herzaman karşımdaduran mihrabsın
Uğruna gözyaşıdöken bendeyilmiyim.
 
Izdırab tatına geçip oaturdun
Sevgimle yıllarca oynadın durdun
Hasreti alıp gönlüme koydun
Yoluna aşk eken bendeyilmiyim.
 
Her nazın bir cilve sözlerin baldı
Bir bilsen yokluğun neleri aldı
Ölümden geriye şimdi ne kaldı
Ömrünü sana veren bendeyilmiyim.
 
                                     DADAŞOĞLU
 
  ZINDAN
 
Dünyanın zındandan farkımı kalır
Kapımdan elgibi geçtiyizaman
Kalbin bile senden ogün utanır
Aşkımı terkedib gittiyin zaman.
 
Boynumu büksende hiç sitem etmem
Hayelin bendedir seni terk etmem
Acemi gönlümü belki affetmem
Aşkı başka kalpten içtiyinzaman.
 
Bende kalmış üç beş hatıran ile
Yaşarım bir ümit bir hayal ile
İnanki yalvarmam gel aman diye
Kendine başka yar seçtiyinzaman.
 
                           DADAŞOĞLU
 
 
                        ACI BİR TAT
 
Yüreyimde acıbirtat yıllarvarki belki gülmüyorum
Aşk'a çarevarmı dostlar varsa söleyin bilmiyorum
Özlüyorum ölesiye bekliyorum gelirdiye
Sevmeyeni sevmek niye keremmiyim bilmiyorum
Seven kalbi sen yarattın beni ısdırabın kucağına attın
Duygusuz bir taşa taptım yaşıyomuyum ölümüyüm bilmiyorum
Busevdayı al kalbimden yaralandım aşk derdinden
Kurtar ALLAHIM beni kaderimden çaresizim bilmiyorum.
 
                                                    DADAŞOĞLU
 
              GELİRİMSANA
 
Ömrünü adasan sevdiyim olsan
İçimde çözülmez kördüyüm olsan
Sevdalar çölünde leylam olsan
Dağları eritir gelirim sana.
 
Biran görmeyince beni özleyen
Saklasan kalbinde oraya gizlesen
Sen benim aşkın canımsın desen
Bülbülü çatlatır gelirim sana
 
Düşlerine alsan beni hergece
İsmim dudağında olsa tekhece
Ozaman sevmek sevilmek nice
Dünyayı durdurur gelirim sana.
 
                         DADAŞOĞL
      SÖYLEDİM SANA
 
Niceyıllargeçti sensiz sevdasız
Yüreyine bir söz dinletemedim
Gönül sızısına merhem faydasız
Senden başkasıyla dindiremedim
 
Rasladım doğrusu pekçok güzele
Kimi içten yaktı kimi nafile
Güzeller içinde ah bu gönüle
Senden başkasına gir diyemedim
 
Bilki güzelim birgün gelecek
Yüzün aynalara isyan edicek
Seninde güzelliyin sona erecek
Çoksöyledim sana ama dinletemedim
 
Zaman gegeyarısı yine seni düşünüyorum
Islak gözlerim camda belki görürüm diye
Hani bir şarkımız vardıya onu söylüyorum
Öylesine sevmişimki seni unutamıyorum.
 
                                     DADAŞOĞLU
 
                                                                                                              UNUTMAM
 
Çiğneyip gittiyin yol olsam bile
Koklayıp attığın gül olsam bile
Hasretinle yanıp kül olsam bile
Seni unutmam unutmak yalan
 
Yüreyime birdefa bakmak istersen
Ümit ışıklarını yakmakıstersen
Aşk olup kalbime akmak istersen
Seni unutmam unutmak yalan
 
ALLAH böyle yazmış ne gelir elden
Herne sölüyosam hepsi gönülden
Hayır hayır bunu isteme benden
Seni unutmam UNUTMAK YALAN.
 
ÖZLEMEK .... BİRİNİN HAYALİYLE YETİNMEDİYİN ZAMANLAR ORTAYAÇIKAN ONUN YANINDA OLMA DUYGUSUDUR
 
                 DADAŞOĞLU
 
    SUÇLUSUN
 
Sevginin bedeli acı çekmektir
Sevgili ardından gözyaşı dökmektir
Yollarına bakıp hep beklemektir
Kıymetin bilinmez suçun sevmekse
 
Aşkını birtürlü anlatamazsın
Kalbindeki duyguları anlatamazsın
Sarılıpta boynuna ağlayamazsın
Derdin bilinmez suçun sevmekse
 
Aşkı yolunda çile çeksende
Uğruna ömrünü ziyan etsende
Ne çıkar yoluna canını versende
Deyerin bilinmez suçun sevmekse.
 
                  DADAŞOĞLU
 
                                                                                                                  O  BENİM
 
Titrek sesli bir adam oturuyonu köşe başında
Ağarnış sakalı çatlamış dudağıyla
Sanki sana bişeyler fısıldıyor anlamıyorsun ama
Gördüyün O ADAM benim sakın acıma bana
 
Halime bakıpta sakın acıma bana
Benim buhalime sebeb sensin sakın acıma
Ben tertemiz aşkımla sana kul olmuştum ama
Kirletip gittiyin O ADAM benim sakın acıma
 
Düşün şöyle eskiden kalanları hatırla
Neler verdin sen bana geride neler kaldı
Tertemiz aşkımdan başka birde buhayatı
Yıkıp gittiyin O ADAM benim sakın acıma bana
 
Hayatım zından oldu senden sonra
Hep içtim ağladım beni kadehlere sorsana
Issız kaldırımlar karanlık geceleranlatsın sana
Toprağa gömdüyün O ADAM benim sakın acıma....
 
                                                 DADŞOĞLU
 
 BENİM ADRESİM
 
Eyer geleceksen şaşırma yolulu
Mutsuzluk çıklazı benim adresim
Bende bıraktığın hasretle dolu
Acılar durağı benim adresim.......
 
Hep seni bekledim sensizlik buldum
Bu aşkta kalmadı artık umudum
İçirdin herderdi sen yudum yudum
Izdırap çeşmesi benim adresim.....
 
Başka yer kalmasın sakın aklında
Hatırla o günü köşe başında
Ayrılıp gittiğin yolun sonunda
Pişmanlık sokağı benim adresim....
 
DADAŞOĞLU
 
SEVDA DEDİĞİN
 
Bukadar yürekten sevince insan
Deymeli aşkına gönül verdiyin
Aşkına karşılık bulunca insan
Bir ömre bedeldir sevda dediğin.
 
Gönülden gönüle seller misali
Coşkuyla akmalı sevda dediğin
Aşk kalbine düştüğü zaman
Kor gibi yakmalı sevda dediğin.
 
Ayrılık hasreti sevene yaman
Bölünür bin parça olur yüreğin
Her derde ilaçtır zaman dediğin
Özlemi yenmeli sevda dediğin.
 
Ellerin içinde yaşasak bile
Sitenli sözlerle bağırsak bile
Böyle bir bütünken ayrılsak bile
Kalpleri kırmaz sevda dediğin..
 
DADAŞOĞLU
 
SABIR GEREK
 
Yarim hastalanmış uzak ellerde
Derman olmak için bir nefes gerek
Kalmışsa kıymetin bilmez eller
Sevdadan yapılmış bir kafes gerek
 
Rengi sararmışsa acı çekmekten
Ona hayat veren bir buse gerek
Kesilmişse eğer yemekten içmekten
Aşk badesi dolu bir kase gerek
 
Eğer hasretlikse çektiyi acı
Uça bilmesi için bir kanat gerek
Koymak istiyorsa başına tacı
Sabırla yoğrulmuş bir yürek gerek
 
Kaderim böyle çok acı çektim
Acımı dindiren bir bakış gerek
Kanayan gönlüme bir tohum ektim
Çağlayıp can veren bir akış gerek..
 
DADAŞOĞLU
 
SEVECEKMİSİN
 
Aşkınla dösem gözyaşımı
Elinle birdefa silecekmisin
Hasretinle döksem saçlarımı
O altın saçından verecekmisin
 
Derinden derine seni düşünsem
Ömrüne yazık diyecekmisin
Hasretinle hergün ağlasam
Bane acıyıp gülecekmisin
 
Bu saf gönlümü sana bağlasam
Yaşadıkca beni sevecekmisin
Her gün her dakka seni ansam
Birdefa sevgilim diyecekmisin
 
Hatıramdır diye resim göndersem
Hergün bakıp öpecekmisin
Gecemde gündüzümde sensin desem
Ben ölünce sende ölecekmisin.
 
DADAŞOĞLU
 
GÖNLÜM
 
Gönlüm seni bana şikayet etti
Acı hüsranla dolmuş senin yüzünden
Aylarca ağladı dert yandı bana
Ne hallere düşmüş aşkın yüzünden
 
Gönlümün sesini susturamadım
Akan gözyaşını durduramadım
Çok söyledim ama anlatamadım
Nehallere düşmüş sevdan yüzünden
 
Her sevda şarkısı ağlatır olmuş
Gelene geçene anlatır olmuş
Senin aşkından çıldırır olmüş
Destanlar yazmış senin yüzünden.
 
DADAŞOĞLU