DADAŞOĞLU's profilehttp://DADAŞOĞLU.spaces....PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
![]() ziyaret ettiyiniz için teşekkürler
YAŞANMIŞ OLAYLAR BİR GENÇ KIZIN DRAMI
..........Çok güzeldi. Dünyalar güzeliydi. Ayaklarına kapananların, yalvaranların, uğruna şair olanların sayısını hatırlamıyordu. 18 yaşındaydı. Geceler kadar siyah gözleri vardı. Bakmaya doyulmayan, baktıkça gökkuşağı gibi yedi renk gülen, iri, büyük gözleri. Bir dudakları vardı. Kalemle çizilmiş sanıyordu insanlar. Hani hokka gibi derler ya! İşte öylesine güzel bir burnu vardı. Uzun boylu, ince belliydi. Bir ressamın fırçasından çıkmıştı sanki. ..........Rüyalarını süsleyen beyaz atlı prensiyle evlenmişti işte. Allah'ım! Düğünü 1001 gece masallarındaki gibiydi. Ne kadar mutluydu. İnanamıyordu. Üstündeki beyaz gelinlik ne kadar da yakışmıştı! Düğünde öyle söylemişti herkes. Birden “nazar değmez inşallah” dediklerini hatırladı. İki kere tahtaya vurdu. Nazara inanmıştı her zaman. “Allah’ım” dedi. “Allah’ım, n'olur bu mutluluğu çok görme bana.” Ellerini açıp bildiği bütün duaları okudu. Bu kadar mutlu olmaktan korkuyordu. ..........İçine mi doğmuştu, kaderini mi yaşıyordu? Kim derdi ki bu masal acı bir sonun başlangıcı olacak, korktuğu başına gelecekti. Adam balayında güzeller güzeli, dünya tatlısı kızı, gelinliğiyle bırakıp çekip gitmişti. Küçücük bir veda sözcüğü bile etmeden. İnanılacak gibi değildi ama, olmuştu işte. Sevdiği adam gitmişti. Sevdiği adam yoktu. Bir an durup düşündü. O, gerçekten sevdiği adam mıydı? O, kendine en güzel aşk şiirlerini yazan, gitarıyla aşk şarkıları söyleyip hayaller ülkesine götüren aynı adam mıydı? Olamazdı. Bu kadar vefasız olamazdı o. Oysa bütün yüreğiyle, bütün saflığıyla ölürcesine sevmemiş miydi? “Allah’ım” diye geçirdi içinden. “Neden Allah’ım? ” Bütün suçu, herşeyiyle sevmek, herşeyiyle inanmak mıydı? Ümitsizdi, perîşandı, yıkılmıştı. Oda dönüyor, başı dönüyor, dünya dönüyordu. ..........Gelin yatağına attı kendini. Hıçkırıklara boğuldu. Başını gömdüğü kuştüyü yastığa yağmur yağıyordu. Saçları bembeyaz, gelinliği simsiyah mı olmuştu ne? Bilmiyordu. Halâ onu seviyor muydu, yoksa nefret mi ediyordu? Ağlıyor muydu, yoksa gülüyor muydu? Unutulmuş muydu, unutmuş muydu? Ölmüş müydü, yoksa yaşıyor muydu? Allah kahretsin. Bilmiyordu. Bilmiyordu. Bilmiyordu. Belki bilmek te istemiyordu gerçekten, kimbilir? ..........Kız acı içinde anlatıyordu, gözlerinden yağmur yağarken bir yandan. Şair, kızın yaşadıklarını dinledi, dinledi sessizce. Kızın yaşadıklarını içinde bir yerlerde hissediyordu. Kâğıdı kalemi çıkardı. Karanlıkta kaleminden kan damlıyordu. Şair ağlıyordu. Şair yazdıkça kelimeler ağlıyordu. Mısralar ağlıyordu. Şair yazıyordu… BİRİ VAR Biri var terkedilmiş gecenin en güzel yerinde İnsafsızca ezilmiş kadınca gururu gül gibi Kederden ağarmış simsiyah saçları bir gecede Sevmediği muhakkak, nefret ettiği şüpheli Biri var terkedilmiş gecenin en güzel yerinde Çektiği cehennem azabı siyah gözlerinden belli Ümitsiz, perişan, yılgın, yıkık Ağlamadığı muhakkak, güldüğü şüpheli Kalbine mi gömse acaba aşkının şarkısını Kimseye anlatamaz ki karşılıksız aşkını Unutulduğu muhakkak, unuttuğu şüpheli Oysa ne güzel düşleri vardı akşamla beraber Şimdi ne gelinlik kaldı, ne gülen gözler Ölmediği muhakkak, yaşadığı şüpheli YAŞLI GÖZLER
Yolda yürürken arkamdan bir ses geldi dönüp baktım
bitkin perişan biri hertarafı söküktü garibti hali bana birşeyler demek istiyordu
içimde garib duygular vardı buna karşı ve garib hisler sardı bedennimi.
Geldedi gittim yanına tutu ellerimi ve sarıldı boynuma kimdi bu nerden tanıyodum yüzü hiçde yabancı deyildi
sanki birini anımsatıyordu.
Anlamadım bu yakınlık nerden geliyodu acaba dur dur dedim kimsin sen yavaş olsana neden sarıldın boynuma
hemde taparcasına.
Dur dur anlatayım dedi sana kim olduğumu neden sasıldığımı demek hatırlamadın beni oysa ben seni hiç unutmadımki yıllarca senle yedim senle içtim senle yattım ve senle kaltım.
Sensiz bir adım bile atmadım oysa sen beni çoktan unutmuşsun bile.
Elini cebine soktu ve bir resim çıkardı ama O O RESİM BENİMDİ dahada garib guygular sardı bedenimi kimdi neciydi nerden tanıyordu beni .
evet şimdi hatırladım sendin o ilk aşkım demek sensin evet benim benseni hiç unutmadımki o gündenberi hala seni seviyorum ilk günkü gibi hala aklımdan atamıyorum dedi.
birden yok oldu onca yıllar aramızda kayboldu sanki onlarcayıl geçmemiş herşey ilk günkügibi
yaşlı gözlerle baktık birbirimize anılar tazelendi biranda ama sen sen beni bırakmıştın bir başkasıyla evlenen senidn hatta hatırlıyosan bana son sözünde bensenle oynadım seni hiç sevmedim dedin şimdi ise tam tersi
Evet dedi ama yoksa babam seni öldürürdü dedi hayır sana inanmıyorum dedim bukadar kolay olamaz olamaz bana anlatabilirdin
belki fakirdim ama benimde yapacak bişeyim elbet olurdu şimdi sen bana hala seni seviyom diyon nasıl nasıl olur
sen evlisin hayırolamaz .
Evet ben evliydim ama şimdi deyilim artık kocam tırafik kazasında öldü babam islas etti şimdi buhaldeyim işte dedi .
artık çok geç 18 yıl kolay geçmedi sensiz ama sonunda başardım sensiz yaşamayıda şimdi yeniden başlayamam olmaz bidaha aynılarını yaşayamam olmaz imkansız tekrar ağlamaya başladı demek bukadar dedi bukadar deyil ama artık aşk'a bukadar benden. elimden gelen yardımı yaparımdedi ama aşka son vermişti artık
böylece ayrıldılar ikiside ağlıyodu keşke keşke böle olmasaydı hayat bukadar acımasızmıydı
oğlan ogece hiç uyumadı belki kızda uymamıştı ama herşey bitmişti artık .
üçgünsonra oğlan onu aramaya çıktı çünkü kızı rüyasında görmüştü kız bana sebebsensin sensiiiiin diye bağırıyodu rüyasında .
oğlan aradı ve sonunda izini buldu .oturduğu evi buldu birzamanlar saraylarda yaşayan o kız şimdi yıkık bir kulübedeydi babasıda ölmüştü tek annesi ve bir oğlu vardı oğlu daha küçüktü 6 yaşlarında yavardı ya yoktu ama kaldıkları kulübenin önü kalabalıktı oğlan gitti ve sordu evet adres doğruydu kızın annesini yanımıştı.
Annesi ağlıyodu kızım yavrumdiye ağır sölüyodu oğlan anlamıştı sanki oan oğlanın başından kaynarsular
döktüler .
Ayakta dahafazla duramadı olduğuyere çöktü kız intihar etmişti .
Zavallı çocukta birşeyden habersiz bir elinde kuru yarım bir simit diyerelinde ise kırıkbir oyuncak arabasıyla oynuyodu .oğlan zorla kaltı çöktüyüyerden ve çocuğa yaklaştı sanki çocuk onu tanıyomuş gibi ona koştu amca diyerek boynuna sarıldı budurum oğlanı dahada etkilemişti ağlıyodu zaten dahada hıçkırıkları yükseldi.
kızın anneside oğlanın yanına gelerek aliyim oğlum üzeriniz pislenmesin deye ellerini uzattı çocuğa . oğlan aman teyze nedemek olurmu öleşey çocuktan dahamı önemliydi elbisem sanki diyerek reddetti .
Ama kızın annesi olsun aliyim dedi oğlan kırmadı ve verdi çocuğu anlaşılan kızın annesi tanımamıştı oğlanı .oysaki aynı köylüydüler oğlan iyi tanımıştı onu.
Kızın annesi sordu oğlum sen kimsin seni hiç görmedim daha önce kızımı ve torunumu nerden tanıyon dedi.
Oğlan tanımadınmı beni teyze dedi ve kendini tanıttı. oğlum sensin o demek dedi ve oğlanın boynuna sarıldı ağlamaya başladılar yavrum seni hiç unutmadı diyerek ağladılar .
GERİSİ ANLAŞILDI SANIRIM . SONNNNN
Bu olay gerçekte yaşanmıştır ve hala olayı yaşayanlar hayattadır .
YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER
Saygılarımla
DADAŞOĞLU
AÇMA
Açma busayfayı içinde gözyaşıbulursun
Okuma bu satırları hıçkırıktan boğolursun
Sen yoktun yanımda
Bende dirdimi bu satırlara döktüm
Bu derdimi matemimi raka bahtımı yazdım
Açma yaram derindir dayanamazsın
Kanatma eskiyen yaralarımı
Yıllar geçti hala taze hala ilk günkü gibi
Açma bırak bu sevda hep gizli kalsın.
DADAŞOĞLU
ACI HAYAT
Seni asla affetmem artik ben, yolun acik olsun sevgilim
AĞLARIM
Hasretin çökünce garip gönlüme
DADAŞOĞLU
CANIM DEMİŞİM SANA Bir sözünle ateşe verdin uğruna ödenen bedelleri… Ama dur gitme!… Kaç kez uğurladım seni bu kentten? Ah yar… DADAŞOĞLU
|
İŞTE BENİM DÜNYAM
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
.
![]()
BABAMBABACIĞIMMMM.....
Sen gittiğinden beri içimizde kor'dan dağlar var
Biri sönse de diğeri yanmaya başlıyor Seni öyle çok özledik ki sanki bu gidişinin dönüsü var ![]() Sen gittiğinden beri hiç birşeyin önemi kalmadı :(( Ne mutluluğun ne paranın ne de geride bıraktıklarının... Son konuştuğumuzda yazdan bahsediyordun ''Yazın çocuklar yine gelir hepimiz toplanıp, Dut ağacının altınnda çay içeceğiz'' diyordun ![]() Yaz gelmeden biz geldik Ama sen yoktun sen gittin BABACIĞIMMM Yazın gelsek de artık sen olmayacaksın Çay içtiğimizi artık göremeyeceksin CANIM BABAMMM ![]() Aylardır uyuyamıyordun rahatça uzanamıyordun... 'Uzanınca bunalıyorum..' diyordun Gözümün Nuru dediğin IRMAĞINA...
Biz seni sert yerde yatırmaya kıyamazdık babammmm Ama seni 26 eylül de toprağa yatırmak zorunda kaldıkk!!!!! Canım Babammm Yattığınn yer rahat mı? upuzun uzandın şimdi hala bunalıyor musun? Canım Babacığım benimmmm.
![]() ''Geceleri karanlıkta yatamam ışık açık kalsın, Ben uyanınca nerde olduğumu görmem gerek'' diyordun. Şimdi yattığın yerde ışık var mı?... Yattığın yeri görebiliyor musun Babammm. ![]() Mezarınin başına geldik senin için dua ettik Ama hala o daracik yerde yatanın BİZİM BABACIĞIMIZ olduğuna inanamıyoruzzzz.
DADAŞOĞLU
Senin dadaşın seni ÇOKKK ÖZLÜYOR ÇOKKKKK CANIM BABAMMMM. ![]() ![]() ![]() Yokluğuna Alışamam BABAMMMM Varlığında bakar idim gözlerinin içine, Dünyanın güzelliklerini görürdüm gözbebeklerinde. Mutluluğu, umudu,sevginin sıcaklığını bulurdum, Sanki yüreğin vardı,gözlerinin içinde…… Yokluğunun acısı, alışılmaz oldu bizlerde, Yok gözlerindeki o canlılık,baktığım resimlerinde, Unutamıyorum öptüğüm ellerini,var olduğun günlerde, Varlığın yok,ismin,sevginle yaşıyor,benim yüreğimde…. Yokluğuna alışmanın acısını yaşıyorum her demde, Sanki senin yüreğin atıyor benim yüreğimin içinde, Seni bulamıyorum en ala çekilmiş resminde bile, Sen yaşıyorsun yüreğimin ta derinliklerinde…. Varlığında bakar iken gözlerinin içine,
Ellerimi tutardın sımsıcak ellerinin içinde. Yokluğun ızdırap oluyor geçen her zaman sürecinde, Adın hep yaşayacak,bu can durdukça bendeki bu bedende CANIMMM BABAM
DADAŞOĞLU
![]() ![]() ![]() ![]() Bir Hasret Mektubu
Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş. ![]() Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum. ![]() Derdim, kederim ne? Biliyor musun yanıtını? ... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum. ![]() Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin.
![]() Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara
karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey.
![]() Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz. Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum. ![]() Nedense hep geçmişe bir özlem duygusu büyüyor içimde... İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok.......... ![]() Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece . İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez.
![]() İnsanlar, var olalı kabullenmiş sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuş. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreğinde dağ dağ. Sabır sabır beyninin gergefine işlemiş. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası.... ![]() Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum dağları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. Kavuşmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, işkencelere maruz kaldım. ![]() Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim. ![]() Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş. ![]() Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete DADAŞOĞLU
![]() ![]() YAŞAMAKSA
Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi? Çalacak bir kapım yok mutluluğa hesretim Artık sokaklar benim görüyorsun değil mi? ![]() Bir resmin kalmış bende tam ortadan yırtılmış Hani siyah kazaklı biliyorsun değil mi? Gözlerimden süzülen birkaç damla anıda Senin sıcaklığın var anlıyorsun değil mi? ![]() Zaman akmıyor sanki saatler durmuş bugün Sonsuz yalnızlığımda birtek sen varsın bugün Ya dön bana artık duyuyor musun beni? Ya çık git dünyamdan anlıyorsun değil mi DADAŞOĞLU
ĞÜREĞİMDEKİ HASRET Sökülsün yüreğimden iplik iplik hasret yumağı
Kapansın kaderimde sahnelenen bu çirkin oyun Gökyüzü, yıldızlar, dört duvar, izbe kaldırımlar Sensiz ıslandığım caddeler şahidimdir bilesin! Sensiz sessizim, kelimeler uçtu kuruyan dudaklarımdan Denizimde sular çekildi, kıyılarıma vurmuyor artık dalgalar Kuşlar, çiçekler dans etmeyi bıraktı, gönül bahçemde yas var Ayrılığın en hazinini bıraktın sana muhtaç ellerime Nerdesin? Bir haber bekler 'canım' dediğin bu biçare Gözlerim ışığını arıyor, karanlığa uyanıyor düşlerim Hangi durak? Hangi liman? Hangi gar? Söyle seni nerede bekleyim? Evim, barkım, ocağım, benim nazlı cananım Çağlayan ol gel kavrulmuş toprağıma, yangınlardayım Güneş ol gel süzül penceremden içeri, yalnızım, efkardayım Ekmeğim, aşım, balım, benim yaşam pınarım Gözlerim gözlerini arar koca şehirde dardayım Kurşun ol gel, firara gebe isyanlardayım Ay yüzlüm, gece gözlüm, bıçağın kemiğe dayandığı andayım Şarkılar sustu, tebessüm uçtu yüzümden,ağıtlardayım Battı bütün gemilerim, hüzün tünelinde tükenmekteyim Sensiz, kimsesiz boynu bükük çocuklar gibi kederdeyim Tellerine takıldı uçurtmam, sana kaldı düşlerim Gel sevdiğim, yetsin hasretin, gelemezsen ben geleyim Ecel olsan da gel kapıma, böyle hergün ölmekteyim Yokluğun içimde sızı, sensiz bu ömrü neyleyim. DADAŞOĞLU
ARKADAŞIM
......BİRGÜN BIKARSAN BENDEN......
Senin için yıldızları topladım Sen farkıma varmadınki vefasız Kaç gece nöbet tuttum kapında Sen birkez olsun bakmadınki vefasız. Dertlerle kucaklaştım sen diye Aynalarda senigördüm ben diye Yollarına avuç açtım dön diye Sen sözünde durmadınki vefasız. Çölden kurak günler gördüm ardından Gönlüme kilit vurdum ardından Birkez bile geçirmedin aklından Sevgimi anlamadınki vefasız. DADAŞOĞLU
CANIM ACIYOR
Her nefes alışımda gözlerini
süzüldükçe toprağa VEFASIZVEFASIZ
Senin için yıldızları topladım
Sen farkıma varmadınki vefasız
Kaç gece nöbet tuttum kapında
Sen birkez olsun bakmadınki vefasız.
Dertlerle kucaklaştım sen diye
Aynalarda senigördüm ben diye
Yollarına avuç açtım dön diye
Sen sözünde durmadınki vefasız.
Çölden kurak günler gördüm ardından
Gönlüme kilit vurdum ardından
Birkez bile geçirmedin aklından
Sevgimi anlamadınki vefasız.
DADAŞOĞLU
BİRİNİ BULAMADIM Derdimi döküpte peyleşecaktım Eşimden dostumdan yüz bulamadım Yüzlerce binlerce kitaba baktım Derdime bir derman bulamadım. Herşeyi sezsemde ıslak saçından Gönlümden arındın bütün suçundan Girdiyin sayısız günah içinden Sana konduracak toz bulamadım. Gönlüm halasende hala sözünde Dünyamı yitirdim iki gözünde Nice güzellerin masum yüzünde Seni kaybedecek iz bulamadım. DADAŞOĞLU. YALANMIŞ Benim artık aşkakalmadı saygım Dünyada tüm aşklar yalanmış yalan Ümitler hayeller gerçek olmadı Verilen tümsözler yalanmışyalan. Ne yeşilgözlüsü nede elası Ne vavi gözlüsü ne karası Hepsinden başka bie gönül yarası O büyük aşklar yalanmışyalan. Sarışın kahreder esmer ağlatır Kumral yıllarca yürek dağlatır Sonunda hepsinden bir acı kalır Dünyada tüm aşklar yalanmış yalan. DADAŞOĞLU
BEN DEYİLMİYİM Benimle ağladı verdiyin çile
Utandı gurbette akşamlarbile
Ömrüme siğmayan bu sevda ile
Kapında dizçöken bendeyilmiyim.
Cennetin bağını kalbim ne yapsın
Bırakta bu gönül hep sana tapsın
Herzaman karşımdaduran mihrabsın
Uğruna gözyaşıdöken bendeyilmiyim.
Izdırab tatına geçip oaturdun
Sevgimle yıllarca oynadın durdun
Hasreti alıp gönlüme koydun
Yoluna aşk eken bendeyilmiyim.
Her nazın bir cilve sözlerin baldı
Bir bilsen yokluğun neleri aldı
Ölümden geriye şimdi ne kaldı
Ömrünü sana veren bendeyilmiyim.
DADAŞOĞLU
ZINDAN
Dünyanın zındandan farkımı kalır
Kapımdan elgibi geçtiyizaman
Kalbin bile senden ogün utanır
Aşkımı terkedib gittiyin zaman.
Boynumu büksende hiç sitem etmem
Hayelin bendedir seni terk etmem
Acemi gönlümü belki affetmem
Aşkı başka kalpten içtiyinzaman.
Bende kalmış üç beş hatıran ile
Yaşarım bir ümit bir hayal ile
İnanki yalvarmam gel aman diye
Kendine başka yar seçtiyinzaman.
DADAŞOĞLU
ACI BİR TAT
Yüreyimde acıbirtat yıllarvarki belki gülmüyorum
Aşk'a çarevarmı dostlar varsa söleyin bilmiyorum
Özlüyorum ölesiye bekliyorum gelirdiye
Sevmeyeni sevmek niye keremmiyim bilmiyorum
Seven kalbi sen yarattın beni ısdırabın kucağına attın
Duygusuz bir taşa taptım yaşıyomuyum ölümüyüm bilmiyorum
Busevdayı al kalbimden yaralandım aşk derdinden
Kurtar ALLAHIM beni kaderimden çaresizim bilmiyorum.
DADAŞOĞLU
GELİRİMSANA
Ömrünü adasan sevdiyim olsan
İçimde çözülmez kördüyüm olsan
Sevdalar çölünde leylam olsan
Dağları eritir gelirim sana.
Biran görmeyince beni özleyen
Saklasan kalbinde oraya gizlesen
Sen benim aşkın canımsın desen
Bülbülü çatlatır gelirim sana
Düşlerine alsan beni hergece
İsmim dudağında olsa tekhece
Ozaman sevmek sevilmek nice
Dünyayı durdurur gelirim sana.
DADAŞOĞL
SÖYLEDİM SANA
Niceyıllargeçti sensiz sevdasız
Yüreyine bir söz dinletemedim
Gönül sızısına merhem faydasız
Senden başkasıyla dindiremedim
Rasladım doğrusu pekçok güzele
Kimi içten yaktı kimi nafile
Güzeller içinde ah bu gönüle
Senden başkasına gir diyemedim
Bilki güzelim birgün gelecek
Yüzün aynalara isyan edicek
Seninde güzelliyin sona erecek
Çoksöyledim sana ama dinletemedim
Zaman gegeyarısı yine seni düşünüyorum
Islak gözlerim camda belki görürüm diye
Hani bir şarkımız vardıya onu söylüyorum
Öylesine sevmişimki seni unutamıyorum.
DADAŞOĞLU
UNUTMAM
Çiğneyip gittiyin yol olsam bile
Koklayıp attığın gül olsam bile
Hasretinle yanıp kül olsam bile
Seni unutmam unutmak yalan
Yüreyime birdefa bakmak istersen
Ümit ışıklarını yakmakıstersen
Aşk olup kalbime akmak istersen
Seni unutmam unutmak yalan
ALLAH böyle yazmış ne gelir elden
Herne sölüyosam hepsi gönülden
Hayır hayır bunu isteme benden
Seni unutmam UNUTMAK YALAN.
ÖZLEMEK .... BİRİNİN HAYALİYLE YETİNMEDİYİN ZAMANLAR ORTAYAÇIKAN ONUN YANINDA OLMA DUYGUSUDUR
DADAŞOĞLU
SUÇLUSUN
Sevginin bedeli acı çekmektir
Sevgili ardından gözyaşı dökmektir
Yollarına bakıp hep beklemektir
Kıymetin bilinmez suçun sevmekse
Aşkını birtürlü anlatamazsın
Kalbindeki duyguları anlatamazsın
Sarılıpta boynuna ağlayamazsın
Derdin bilinmez suçun sevmekse
Aşkı yolunda çile çeksende
Uğruna ömrünü ziyan etsende
Ne çıkar yoluna canını versende
Deyerin bilinmez suçun sevmekse.
DADAŞOĞLU
O BENİM
Titrek sesli bir adam oturuyonu köşe başında
Ağarnış sakalı çatlamış dudağıyla
Sanki sana bişeyler fısıldıyor anlamıyorsun ama
Gördüyün O ADAM benim sakın acıma bana
Halime bakıpta sakın acıma bana
Benim buhalime sebeb sensin sakın acıma
Ben tertemiz aşkımla sana kul olmuştum ama
Kirletip gittiyin O ADAM benim sakın acıma
Düşün şöyle eskiden kalanları hatırla
Neler verdin sen bana geride neler kaldı
Tertemiz aşkımdan başka birde buhayatı
Yıkıp gittiyin O ADAM benim sakın acıma bana
Hayatım zından oldu senden sonra
Hep içtim ağladım beni kadehlere sorsana
Issız kaldırımlar karanlık geceleranlatsın sana
Toprağa gömdüyün O ADAM benim sakın acıma....
DADŞOĞLU
BENİM ADRESİM
Eyer geleceksen şaşırma yolulu
Mutsuzluk çıklazı benim adresim
Bende bıraktığın hasretle dolu
Acılar durağı benim adresim.......
Hep seni bekledim sensizlik buldum
Bu aşkta kalmadı artık umudum
İçirdin herderdi sen yudum yudum
Izdırap çeşmesi benim adresim.....
Başka yer kalmasın sakın aklında
Hatırla o günü köşe başında
Ayrılıp gittiğin yolun sonunda
Pişmanlık sokağı benim adresim....
DADAŞOĞLU
SEVDA DEDİĞİN
Bukadar yürekten sevince insan
Deymeli aşkına gönül verdiyin
Aşkına karşılık bulunca insan
Bir ömre bedeldir sevda dediğin.
Gönülden gönüle seller misali
Coşkuyla akmalı sevda dediğin
Aşk kalbine düştüğü zaman
Kor gibi yakmalı sevda dediğin.
Ayrılık hasreti sevene yaman
Bölünür bin parça olur yüreğin
Her derde ilaçtır zaman dediğin
Özlemi yenmeli sevda dediğin.
Ellerin içinde yaşasak bile
Sitenli sözlerle bağırsak bile
Böyle bir bütünken ayrılsak bile
Kalpleri kırmaz sevda dediğin..
DADAŞOĞLU
SABIR GEREK
Yarim hastalanmış uzak ellerde
Derman olmak için bir nefes gerek
Kalmışsa kıymetin bilmez eller
Sevdadan yapılmış bir kafes gerek
Rengi sararmışsa acı çekmekten
Ona hayat veren bir buse gerek
Kesilmişse eğer yemekten içmekten
Aşk badesi dolu bir kase gerek
Eğer hasretlikse çektiyi acı
Uça bilmesi için bir kanat gerek
Koymak istiyorsa başına tacı
Sabırla yoğrulmuş bir yürek gerek
Kaderim böyle çok acı çektim
Acımı dindiren bir bakış gerek
Kanayan gönlüme bir tohum ektim
Çağlayıp can veren bir akış gerek..
DADAŞOĞLU
SEVECEKMİSİN
Aşkınla dösem gözyaşımı
Elinle birdefa silecekmisin
Hasretinle döksem saçlarımı
O altın saçından verecekmisin
Derinden derine seni düşünsem
Ömrüne yazık diyecekmisin
Hasretinle hergün ağlasam
Bane acıyıp gülecekmisin
Bu saf gönlümü sana bağlasam
Yaşadıkca beni sevecekmisin
Her gün her dakka seni ansam
Birdefa sevgilim diyecekmisin
Hatıramdır diye resim göndersem
Hergün bakıp öpecekmisin
Gecemde gündüzümde sensin desem
Ben ölünce sende ölecekmisin.
DADAŞOĞLU
GÖNLÜM
Gönlüm seni bana şikayet etti
Acı hüsranla dolmuş senin yüzünden
Aylarca ağladı dert yandı bana
Ne hallere düşmüş aşkın yüzünden
Gönlümün sesini susturamadım
Akan gözyaşını durduramadım
Çok söyledim ama anlatamadım
Nehallere düşmüş sevdan yüzünden
Her sevda şarkısı ağlatır olmuş
Gelene geçene anlatır olmuş
Senin aşkından çıldırır olmüş
Destanlar yazmış senin yüzünden.
DADAŞOĞLU
|
|
|
|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||